Gezelim Bilelim

Samsun Gezilecek Yerler Rehberi





2016’nın Ekim ayında bir haftasonumuza renk katmak amacıyla çıktığımız yolculuğumuzda, Karadeniz’in en güzel şehirlerinden biri olan Samsun’u ziyaret ettik. Bu şehire ilk kez geleceğimiz için biraz heyecanlı ve biraz da merak içindeydik. Samsun’a indiğimizde ise gerçekten hiç beklemediğimiz kadar sıcak bir şehir karşıladı bizi.

Samsun’a nasıl gidilir?

Öncelikle biz Samsun’a Ankara’dan uçakla gitmeyi tercih ettik. Şansımıza herhangi bir rötar olmadı ve hızlı bir şekilde Samsun’a indik. Samsun’un havalimanı ufak ama pratik bir havalimanı. Yolunuzu oldukça kolay bir şekilde bulabiliyorsunuz.

Dikkat etmeniz gereken bir nokta, Samsun Merkez’e artık Havaş otobüsleri gitmiyor. Şehir merkezi veya Atakum tarafına gidecekseniz “BAFAŞ” adı verilen otobüsleri kullanmanız gerekiyor. Eğer Bafaş kullanacaksanız, gitmeden önce 0544 935 55 55 no’lu telefondan rezervasyon yaptırmanız faydalı olacaktır. Taksi seçeneği biraz tuzlu olacağı için önermiyoruz, zira Çarşamba Havalimanı şehire uzak bir mesafede.

Eğer ben uçak kullanmak istemiyorum, otobüs ile gideceğim diyorsanız. Samsun otobüs terminali şehire yakın bir konumda yer alıyor. Yaklaşık 6 km’lik bir yolculuk ile şehir merkezine gidebiliyorsunuz. İster taksi, ister dolmuş kullanabilirsiniz. Biz uçakla gitmemize rağmen otobüs terminaline de gitmek zorunda kaldık çünkü kimliğimizi Ankara’da unuttuğumuzdan dolayı Ankara’dan otobüsle yolladılar kimliğimizi. Herneyse, otobüs terminalinden merkeze gidişte en iyi yol, dolmuşları kullanmak, ucuz bir şekilde şehir merkezine gidebiliyorsunuz.

Samsun’da nerede kalınır?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Samsun’da kalmak için iki seçeneğiniz var. Birincisi Samsun Merkez’de kalmak, ikincisi ise Atakum’da kalmak. Atakum, Samsun’a yaklaşık 12 km mesafede olan bir semti. Şöyle ki, özellikle yaz döneminde Atakum’un Samsun’a göre çok daha canlı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Atakum’un oldukça uzun plajı, rahatlıkla denize girebilmenize fırsat veriyor ve deniz kenarındaki cafe-restoranları ile de çok fazla alternatife sahip oluyorsunuz. Samsun’da bu kadar çok alternatif ve denize girme imkanı malesef yok.

Biz denize girme mevsiminde gitmediğimiz için Samsun Shearton Otel’de konaklamakya karar verdik. Gerçekten diğer Shearton’lara ve şehir genelindeki otellere göre fiyatı oldukça uygundu, ayrıca odalar ve otel gerçekten muhteşemdi. Deniz doldurulup üzerine yapılan bu otel gerçekten özellikle odadayken size denizin ortasında olduğunuz hissi sunuyor. Eğer otelde kahvaltı etmek isterseniz, kişi başı 50TL karşılığında denizin dibinde sınırsız açık büfe kahvaltı şansını elde edebiliyorsunuz. Kahvaltısını kesinlikle tavsiye ediyorum.

Aslında biz Atakum’da mı Samsun Merkez’de mi konaklasak diye çok düşünüp, sırf denize giremeyeceğimizi bildiğimiz için Shearton’da konakladık. Eğer yazın gitseydik seçimimiz mutlaka Atakum olurdu. Daha önce Atakum’da konaklayan arkadaşlarımızın özellikle tavsiye ettiği otel ise, gerek konumunun Atakum’un en canlı noktasında olması, gerek deniz manzarası gerekse kahvaltısı ile Marin Otel. Bir sonraki gidişimizde burada konaklayacağız, siz de gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.

Samsun Gezilecek Yerler

Yazımın başında da bahsettiğim gibi samsuna sadece haftasonumuzu geçirmek amacıyla 2 tam günlüğüne geldik. Her noktasını karış karış gezemesekte görülmesi gereken yerlerin tümünü gördük diyebilirim.

Öncelikle Samsun’a bir genel bakış olarak şunu söyleyebilirim ki, şehir oldukça zengin bir şehir. Gerçek anlamda zenginlikten bahsediyorum, halk oldukça modern ve zengin. Ayrıca toplu taşıma da son model trenler ile sağlanıyor ve oldukça kullanışlı.

İlk günümüzü çok merak ettiğimiz Akkum’da geçirmeye karar verdik. Akkum’a nasıl gideceğini detaylı biçimde haritalarla Samulaş sitesinden görebilirsiniz. Fakat oradaki fiyat tarifelerine çok güvenmeyin, çünkü onlar Samsun’un lokal toplu taşıma kartına sahip olanlar için geçerli.

Siz 2 binişlik kartlardan almak durumundasınız, bu kartların fiyatı 8TL. Yani Atakum’a gidiş dönüş 8 TL’ye denk gelecek. Biletleri tren duraklarındaki makinalardan ya da tren duraklarının genelde hemen arkasında yer alan bakkallardan satın alabilirsiniz. Trenler oldukça konforlu.

Eğer Samsun Merkez’de Liman tarafında kalıyorsanız Fener , ya da Gençlik Parkı duraklarından binip, Atakum’a devam edebilirsiniz. Atakum’da inmenizi tavsiye edeceğim yer Türkiş durağı. Hemen hemen Atakum’un en canlı noktası Türkiş bölgesi. Yürüyüşünüze buradan başlayıp, merkezin aksi istikamette devam edebilirsiniz. Dönüş için bineceğiniz durağı da Atakent durağı olarak belirleyip, Atakent istikametine gelene kadar yüryüp denizin ve güzel cafelerin tadını çıkarabilirsiniz.

Hem geceleri, hem de gündüzleri hem çalınan müziklerle, hem konseptiyle gerçekten çok sevdiğimiz bir cafe “Bay C” kafe Atakum’da sizlere önerebileceğimiz başlıca duraklardan biri. Gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz, özellikle akşamları oldukça kalabalık oluyor. Atakum’da alkol servisi yapılan sayılı mekanlardan biri.

Atakum’da bir diğer bilindik nokta ise Leman Kültür cafe, yemekleri ve konsept oldukça iyi, alkol burada da varmış fakat biz gittiğimizde ruhsat sıkıntıları vardı bu yüzden servis edilmiyordu. Son durum nedir açıkcası bilemiyorum.

Aşağıdaki gibi bir manzarada spor yaptığınızı bir düşünsenize…

Atakent istikametine giderken plajın gerçekten muhteşem bir kumu olduğunu göreceksiniz, rüzgar aldığından ve açık deniz olduğunda dalga biraz fazla ama gerçekten doğası ve denizin rengi muhteşem. Bana şahsen İspanya’nın San Juan Plajı‘nı hatırlattı.

Hemen birkaç resim çekildikten sonra yolumuza devam ettik. Atakent’e geldiğimizde karnımız çok acıkmıştı. Güzel bir restoran ararken, yoldan geçen bir yerli vatandaşa fikrini sorduk, bize Efor Pide adında bir yer söyledi. Zaten Atakent’e gelmiştik, denemekten zarar gelmez dedik ve yola koyulduk.

Çok net bir şekilde söylüyorum, hayatımda yediğim en güzel pideydi. O muhteşem tereyağını ve lezzetini unutamıyorum. Gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz muhteşem bir yer. Özellikle salaş yerleri sevdiğim için, çok hoşuma gitti. Kendilerine de resimlerini koyacağıma dair söz vermiştim, sözümü de tutuyorum tabiki…

Atakum’da yaklaşık 5 saat geçirdikten sonra Atakent’ten trene binip merkeze doğru yola koyulduk. Hava kararmadan, şehrin merkezini de gezip, ertesi güne, Fener – Atakum hattı arasındaki görülmeye değer noktaları görmeye ayırmaktı planım.

Şehir Merkezi’nde en uzak noktada inip merkeze doğru yürüyecek şekilde rotamızı oluşturduk. Gezilmesi gereken yerler açısından en uzak noktada Bandırma Vapuru yer alıyordu. Bu sebeple Belediyeevleri adı verilen durakta inip hemen karşıya geçerek Bandırma Vapuru’na ulaştık.





Milli Mücadele’de Atatürk ve Silah Arkadaşları’nın Samsun’a çıktığı geminin birebir aynısının 2001 Yılı’nda inşaa edilip müzeye dönüştürülmesi ile müze açılmıştır. Tamamen herşeyiyle aslına uygun bir şekilde geminin orjinal planı doğrultusunda inşa edilmiştir. Bir detay bilgi, Bandırma Vapuru’nun orjinali Glasgow Kentinde 1878 Yılı’nda aslen bir yük gemisi olarak inşa edilmiş. Daha detay merak ediyorsanız, ziyaretiniz sırasında verilecek olan broşürlerden yararlanabilirsiniz. Gemiyi gezmek için ayırmanız gereken süre yaklaşık 30dk.

Bandırma Vapuru’nu bitirip şehir merkezi istikametinde sahilde yürürken hemen sol tarafınızda Piazza AVM adında bir alışveriş merkezi belirecek. Eğer herhangi kişisel bir ihtiyacınız var ise buradan temin edebilirsiniz, oldukça büyük ve güzel bir avm.

Heme ileride yine deniz kenarında Samsun’un ünlü Hayvanat Bahçesi’ni göreceksiniz. Açıkcası 2 günlük tatilimizde hayvanlarla haşır neşir olmak pek ilgimizi çekmedi. Hayvanat bahçesinin hemen arkasında ise Samsun Limanı‘nı görebilirsiniz.

Liman’ı da geçtikten sonra şehir merkezi hemen sol tarafınızda kalıyor, zaten büyük Samsun Merkez Cami‘sini görünce merkeze geldiğiniz anlayacaksınız.

Samsun Merkez Camii oldukça ihtişamlı bir cami, Batumlu Hacı Ali Bey tarafından 1883 Yılı’nda inşa edilmiş, Sultan Abdulaziz’in annesi tarafından onarılmıştır. Bu sebeple de Valide Sultan Cami olarak da bilinmekte.

Çok ilginç bir durum var ki; Cami’nin hemen çevresinde Samsun Kalesi var ama siz ne kadar bakarsanız bakın göremeyeceksiniz. 1192 Yılı’nda Danişmentliler tarafından yapılan bu kale günümüzde malesef yok. Yıllar önce yıkılıp kaybolmuş. Fakat Büyük Cami etrafında yapılan restorasyon çalışmaları sırasında kalenin surlarına rastlanmış ve kalenin krokisi son dönemde ortaya çıkmış. Sadece kalenin kalıntılarını görebileceksiniz.

Sizlere tavsiyem Samsun Merkez Büyük Cami’nin arkasında kalan bölgedeki ara sokaklarda gezmeniz ve buradaki yerel esnafı ziyaret etmeniz. Eğer Ankara – İstanbul gibi şehirlerde yaşıyorsanız, Samsun’un yerel esnafı size oldukça ucuz gelecek emin olabilirsiniz. Çok enteresan hediyelerle memleketinize dönebilirsiniz.

Samsun Merkez’in en ünlü caddesi olan Çiftlik Caddesi‘ne mutlaka uğramanızı tavsiye ediyorum. Ufak bir cadde fakat güzel cafe ve restoranlar ayrıca mağazalar mevcut. Burada yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

Çiftlik Caddesi’ni de gezdikten sonra hava kararıyor ve biz otelimize doğru yola koyuluyoruz.

Biraz dinlenip giyindikten sonra, akşam yemeği için önceden planladığımız rotalar için yürümeye başlıyoruz. Yürümeye başlıyoruz diyorum çünkü kafamızdaki iki nokta da otelimize yürüme mesafesinde.

Batıpark’ın hemen dibinde yer alan Pamuk Kardeşler ve Fevzi’nin Yeri lokantaları, Samsun’un en ünlü balık lokantaları. Biz arkadaşlarımızın tavsiyesiyle seçimimizi Fevzi’nin Yeri’nden yana kullandık, ve kalkan mevsimi olduğu için kalkan balığı siparişimizi verdik.

Ankara’daki balıkçılara göre oldukça uygun fiyatlıydı, mekan da oldukça lükstü. Fakat alkol satışı biz gitmeden 1ay önce sona ermiş. Bundan sonra Fevzi’nin Yeri’nde alkol servisi yapılmayacak, eğer Rakı – Balık yapmak istiyorsanız tercihinizi Pamuk Kardeşler’den yana kullanmalısınız.

Güzel yemeğimizi yedikten sonra 10 dakikalık bir yürüyüşle geri otelimize dönüyor ve dolu dolu geçirdiğimiz bir günü burada sonlandırıyoruz.

Ertesi gün yani Pazar günü ise, Shearton’da mükemmel kahvaltımızı yaptıktan sonra, Batıpark tarafını gündüz gözüyle görmek amacıyla yola koyuluyoruz.

Ünlü Samsun Yazısı ve Amazon Kadını

Batıpark gerçekten güzel ve ferah bir nokta. Batıpark’ta biraz gezdikten sonra, hemen sırtında yer alan ünlü Amisos Tepesi‘ne çıkan teleferiklere doğru yola koyuluyoruz, isterseniz yürüyerek de çıkabilirsiniz fakat hiç kasmaya gerek yok, direkt bindik teleferiğe ve yukardayız.

Amisos Tepesi size Samsun ve Karadeniz’i muhteşem bir manzara ile birleştiriyor, seyrine doyum olmayan bir şölen sunuyor. Amisos Tepesi’nde yer alan ve M.Ö. 3. Yüzyıl’a dayanan kral mezarları tepenin en önemli noktalarından. Fakat trajik bir hikayesi var ki; 1995 Yılı’nda bu mezarlar bulunmadan önce hazineciler önce davranıyorlar ve mezarları bulup içindeki tüm hazineleri yağmalıyorlar. Bu sebeple bazı tümülüsler oldukça zarar görmüş durumda. Ne yazıkki bu hazinelerimize de sahip çıkamamışız. Sonraki kazılarda elde edilen hazineler ise Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi‘nde sergilenmekte.

Tümülüs Girişi

Sonrasında teleferikle geri BatıPark’a indikten sonra, ünlü Amazon Heykelleri‘ne doğru rotamızı çeviriyoruz. Oldukça güzel heykeller, ve deniz ile yeşillik arasında mistik bir hava katmış.

Amazon heykellerinin olduğu bölgede bir de Amazon Köyü mevcut, bu köye giriş ücreti yetişkin 2 TL öğrenci 1 TL  fakat buraya girip vakit harcamanızı tavsiye etmiyorum, oldukça basit yapılmış ve herhangi özelliği olmayan bir yapı.

Amazon Köyü’nü de bitirdikten sonra artık dönüş yolu için Ankara’ya doğru yola koyulmak üzere otelimize gidip eşyalarımız alıyor ve havalimanına doğru yola koyuluyoruz.

Böylece Samsun maceramız sona ermiş oluyor. Fakat başta da söylediğim gibi her yeri malesef 2 günde karış karış gezemiyorsunuz. Bizim gezmeye fırsatımız olmayan fakat ilginizi çekebilecek diğer noktalar sıyasıyla şöyle;

Samsun Merkez’de: Gazi Müzesi, Samsun Kent Müzesi

Samsun Çevresi ve Çarşamba Bölgesi’nde: Göğceli Cami(Çivisiz ve tahtadan inşa edilen çok merak ettiğimiz bir noktaydı), Kabaceviz Şelalesi, Şahinkaya Kanyonu (Muhteşem bir kanyon, trekking seviyorsanız ve vaktiniz varsa mutlaka uğrayın)

Özetle Samsun gerçekten enteresan ve güzel bir şehir, özellikle yazın Akkum tarafı oldukça güzel bir tatil seçeneği olacaktır. Kışın biraz sakin bir şehir olacağını düşünüyorum, eğer gitme niyetiniz varsa özellikle yaz aylarını tercih etmelisiniz.

Şimdiden iyi tatiller…

 

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir