Gezelim Bilelim

Sığacık Gezilecek Yerler Rehberi





İzmir’in Seferihisar İlçesi’ne bağlı Sığacık, çekilen film ve dizilerle birlikte son dönemde oldukça parladı ve tatilcilerin yeni gözdesi oldu. Hatta şimdiden Alaçatı’nın tahtını elinden almakta en büyük aday gibi gözüküyor. Aynı zamanda İtalyan Cittaslow (Yavaş Şehir) ünvanına da sahip olan Sığacık, her yönüyle tam bir turist odağı.

Özellikle Ata Demirer’in “Olanlar Oldu” filminde görüp hayran kaldığımız Sığacık’a güzel bir 3 geçirmek için yola koyulduk. İsterseniz öncelikle Sığacık’a ulaşım nasıl sağlanır bir göz atalım.

Sığacık’a nasıl Gidilir?

Eğer arabanızla gidiyorsanız zaten sorun yok, İzmir’den 52km ve yolu oldukça rahat.

Eğer arabasız gidecekseniz iki seçeneğiniz var, birincisi uçak ikincisi otobüs.

Şahsen giderken otobüsle, dönerken uçakla döndüğüm için sizlere iki seçeneği de ayrıntılı olarak anlatabileceğim.

Sığacık’a Otobüsle Ulaşım:

Otobüsler genel olarak direkt Seferihisar’a geliyor. Seferihisar’da inmeniz gereken nokta Sığacık Sapağı” boşuna Seferihisar Otogar’a gitmenize gerek yok. Sığacık Sapağında indikten sonra Sığacık istikametinde sağ tarafta beklerseniz 15-20dk da bir Akkum-Sığacık dolmuşları geçiyor. Kişi başı 2TL karşılığında Sığacık’a yaklaşık 5 dakikalık bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Sığacık’ta ineceğiniz nokta pansiyonunuzun yerine göre Kale Kapısı ya da Liman olacaktır. Ama merkezde inmek istiyorsanız “Kale Kapısı” durağı sizin için uygun olacaktır.

*Eğer otobüsünüz direkt olarak Seferihisar’a gelmiyorsa, aşağıda uçakla ulaşım kısmında verdiğim bilgilerle İzmir – Seferihisar ulaşımını sağlayabilirsiniz.

Sığacık’a Uçakla Ulaşım:

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na indikten sonra, hemen tabelaları takip ederek İZBAN adı verilen İzmir’in yer üstünden giden metrosuna binip Hilal  durağında inecek şekilde yola koyulmalısınız.

Hilal durağında inip İzmir Metrosu’na aktarma yapmanız gerekiyor. Hemen indiğiniz yerde okları takip ederek merdivenlerden yukarı çıkıp İzmir Metrosu’na geçip oradan da Fahrettin Altay  durağında inecek güzergahta ilerleyen metroya biniyorsunuz.

Ufak Bir not, eğer İzmir Ulaşım Kartı’nız yok ise, gişeden 2 ya da 5 binişlik kart alabilirsiniz. 2 Biniş 7TL 5 Biniş 14TL. 5 binişlik almak gidiş dönüşünüz için faydalı olacaktır. Çünkü İZBAN ve İzmir Metrosu arasındaki aktarmada da kart basmanız gerekiyor.

Fahrettin Altay Metro durağında indikten sonra, buradan İzmir – Seferihisar dolmuşlarına binmeniz gerekiyor. Dolmuş ücreti 4.5TL yolculuk biraz uzun sürüyor, trafik durumuna göre 1 buçuk saati bulabiliyor. Fakat dolmuşlar konforlu, eski değil.

Seferihisar’da inmeniz gereken nokta Sığacık Sapağı”  Sığacık Sapağında indikten sonra Sığacık istikametinde sağ tarafta beklerseniz 15-20dk da bir Akkum-Sığacık dolmuşları geçiyor. Kişi başı 2TL karşılığında Sığacık’a yaklaşık 5 dakikalık bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Sığacık’ta ineceğiniz nokta pansiyonunuzun yerine göre Kale Kapısı ya da Liman olacaktır. Ama merkezde inmek istiyorsanız “Kale Kapısı” durağı sizin için uygun olacaktır.

Sığacık – Seferhisar Dolmuş Saatleri

Sığacık’ta nerede kalınır?

Evet Sığacık’a ulaştığınıza göre artık size kalacak yer lazım. Tabiki eğer Olanlar Oldu filmini seyredip buraya geldiyseniz insan filmin çekildiği pansiyonu merak ediyor.

Evet açıklıyorum, Olanlar Oldu Filmi’nin çekildiği pansiyonun adı Deniz Butik Otel. Tahmin edeceğiniz gibi biz de burada konakladık. Sahibi Saffet Bey(Saffet Hoca) oldukça renkli biri ve tüm müşterileriyle tek tek ilgileniyor her türlü ihtiyacınızı fazlasıyla karşılamaya çalışıyor. Şahsen bizi dolmuştan iner inmez bizzat karşıladı.

Filmde ne gördüyseniz, birebir aynılarını bu pansiyonda göreceksiniz. Eğer Sığacık’a gitmeye karar verdiyseniz mutlaka önceden rezervasyonunuzu yaptırın, toplamda 6 odası olan pansiyon genelde dolu oluyor.

Oda seçiminde ise, aşağıdaki odalar yukarı kattaki odalara göre biraz daha küçük fakat içerisi taş döşeli ve daha konsept, bu sebeple biz alt katı tercih ettik. Bu pansiyonun güzel bir tarafı da, Sığacık’tan istediğiniz ihtiyacınızı alıp getirip burada bahçede veya terasta rahat rahat yiyebilirsiniz. Dışarıdan yiyecek/içecek getirmek yasak gibi bir durum yok anlayacağınız. Ayrıca Evcil hayvan da kabul ediliyor.

Çok anlattık, biraz da resimler anlatsınz isterseniz; Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tık tık..

Alternatif Konsept Pansiyon Önerileri: Kaleiçi Pansiyon, Gülser Pansiyon (Bu iki pansiyon da Deniz Butik Pansiyon’un hemen yanında, ünlülerin tercih ettiği konaklama alternatiflerinden.)

Gülser Pansiyon

 

 

Kaleiçi Pansiyon

Sığacık Gezilecek Yerler

Evet herşeyimiz tamam olduğuna göre şimdi Sığacık’ta nereleri gezilir, neler alınır, denize nerede girilir, tüm detayları anlatacağım.

Öncelikle Sığacık’ı üç parça olarak kabul edebilirsiniz. Birincisi Liman Tarafı, ikincisi Kaleiçi Tarafı üçüncüsü ise denize girmek için Akkum Tarafı. Harita üzerinde göstermek gerekirse;

Soldan Sağa, Akkum Plajı – Liman – Kaleiçi

Selçuklular Dönemi’nden bu yana günümüze kadar gelen Sığacık kalesi, en son Kanuni Sultan Süleyman Döneminde, hemen yakınındaki Teos Antik Kenti’nin taş ocağından alınan taşlarla bugünkü halini almıştır.

Aslında Sığacık Mahallesinin tarihi kısmının tümü bu Kaleiçi’nde yer almaktadır. Kaleiçi başlı başına bir açıkhava müzesi gibi. Oldukça güzel restore edilmiş beyaz tarihi evleri, ve bu evlerin içine başarıyla entegre edilmiş konsept dükkanlarıyla, sokaklarında gezerken vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Hemen hemen her sokakta konsept bir cafe karşınıza çıkıyor. Enteresan restoranlar ve limonatacı teyzeler sokak başlarını neşelendiriyor.

Özellikle köy meydanında (Şadırvan Meydanı) tam orta yerde bildiğiniz Ege Köy kahveleri yer almakta. Bu kahvelerin tam ortasında tarihi bir şadırvan mevcut.

Günlük çekilmiş Türk Kahvesi eşliğinde tavlanızı veya okeyinizi oynayabilir, yerel halk ile sohbet edebilirsiniz.

Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tık tık..

Hemen Köy Kahvelesi’nden Liman tarafına doğru çıktığınızda birkaç tane dondurmacı göreceksiniz. Yan yana “Kahraman Maraş Dondurmacısı” ve “Sığacık Dondurmacısı” arasında kalıp hangisinden alacağınız konusunda kararsız kalacaksınız. Şahsen ikisini de denedim ama seçimi sizin zevkinize bırakıyorum 🙂

dondurmacı

Dondurmanızı Liman’da yer alan banklardan birine oturup muhteşem deniz manzarasına karşı doya doya yiyebilirsiniz.

Liman’da kafanızı biraz yukarı kaldırdığınızda insanların kalenin tepesine çıktığını ve Türk Bayrağı ile fotoğraf çektirdiğini göreceksiniz. İşte tam bu kısımdan Kale’nin orta kısmına giriş yapılabiliyor.

Kalenin yukarıda gördüğünüz şekilde birkaç tane girişi var. Denize bakan kısımdaki girişlerin tavanındaki kubbeler görülmeye değer.

Zamanının teknolojisiyle bu kubbeleri yapmak gerçekten zor olsa gerek.

Kalenin girişinde kimi zamanda elinde kemanla müzisyenler, kimi zaman da saksafon çalan gençler görmek mümkün. Mekanın akustiği ile birlikte oldukça mistik bir hava oluyor.

Kale’nin içine girdikten sonra, herkesin fotoğraf çektirmek için çıktığı kalenin surlarına çıkacak merdiveni görüp, oradan yukarı çıkıp muhteşem Sığacık manzarasına şahit olabilirsiniz.

Özellikle gün batımında bu manzaranın seyrine doyum olmuyor, mutlaka fotoğraflamanızı öneririm. İşte objektifimden gün batımı.

Liman sahili boyunca bir çok yerde farklı manzaralar mevcut fakat ben en çok “Teos Lodge” Pansiyon’un önünde kalan bankları sevdim, önü hiç kapanmıyor ve gece gündüz çok güzel bir manzara sunuyor.

Sığacık’ın bir de 16. Yüzyıl’da yapılmış bir camisi mevcut. İçi ve bahçesi görülmeye değer.

Sığacık’ın tümünü gezmek için 2 gün fazlasıyla yetiyor. Ama ben burada denizin karşısına otururum keyif yaparım, istediğim zaman denize giderim diyorsanız 2 gün yetmeyecektir.

Özellikle cumartesi ve pazar günleri özellikle İzmir Halkı Sığacık’a akın ediyor. Bunun başlıca sebeplerinden biri ise, kaleiçinin tüm sokaklarına kurulan ve bugüne kadar gördüğüm en büyük pazar olan Sığacık Pazarı’nın kuruluyor olması.

Pazar ile ilgili detaylı resimleri aşağıda görebilirsiniz. Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tık tık..

Sığacık Pazarı’nda yok yok… Babanne kurabiyelerinden , meyve – sebzeye, el açması böreklerden, doğal şerbetlere, el yapımı sabunlardan, kolonyalara binbir çeşit farklı ürün bu pazarda turistlerin beğenilerine sunuluyor.

Biz de pazar günü buradan kahvaltılıklarımızı alıp, en sevdiğimiz banka oturup, semaverde demlenen çayımızla birlikte manzaranın keyfini çıkardık.

Eğer öğlen karnınız acıkırsa, ve yine bir mekanda oturmak yerine, alırım balık ekmeğimi denize nazır manzaramı seyrederim diyorsanız, 15 senedir bu işi yapan Mesut Abi’nin yeri, “Balıkçı Yasemin’in Yeri” sizin bu isteğinizi en iyi şekilde karşılayacaktır. Balık Ekmek fiyatı 7TL. Laf aramızda Mesut Abi’de alkol yok, fakat siz içmek isterseniz, bakkaldan alıp Mesut Abi’nin yerinde içebiliyorsunuz.

Aynı zamanda yukarıda bahsettiğim semaverde demlenmiş çayı da 2.5TL‘ye Mesut Abi’den alabilirsiniz.

Derseniz ki, ben Mesut Abi falan istemem, bana biraz daha farklı bir konsept lazım, ozaman size farklı bir alternatif sunacağım. O da şöyle ki, yine Mesut Abi’nin olduğu yerdeki balıkçı barınağında yer alan 2 balıkçı teknesi restoran haline dönüştürülmüş. Üst katlarına çıkıp denizin üstünde teknede balık keyfi yapabiliyorsunuz. Yine fiyat değişmiyor 7TL. Yine kimin balığının daha güzel olduğunun kararını size bırakıyorum 🙂

Balığınızı da yedikten sonra, Liman’ın ters tarafında yer alan oldukça güzel bir Marina var. Marina’da oldukça lüks yatların bulunduğunu görebilir ve güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Marina tarafında da oldukça güzel ve renkli cafeler mevcut, işte bunlardan biri. Özellikle akşamüstü oldukça kalabalık oluyor.

Sığacık’ın sokaklarının tamamını gezip bitirdiğinize inanıyorsanız, şimdi size alternatif bir rota vereceğim. Bu rotayı herkes sevmeyebilir ama ülkemizin tarihsel açıdan ne büyük bir cennet olduğunu da bu rotayla daha iyi kavrayabilirsiniz.

Sığacık’a yaklaşık 2.5km mesafede “Teos Antik Kenti” yer almakta. Eğer aracınız yoksa, buraya giden herhangi bir vasıta yok. Hemen Marina’nın bittiği yerde bir patika yol var, bu yolu takip ederek Teos Antik Kentine en fazla 20 dakikada ulaşabilirsiniz. Taksilere dikkat, malesef her turistik beldede olduğu gibi burada da 2 km’lik yol için gidiş geliş ve 1 saat bekleme karşılığında 45TL ücret talep ediliyor.

Antik kente giriş 5TL eğer müze kartınız varsa herhangi bir ücret ödemiyorsunuz.

Antik Kentin tamamını gezmek istiyorum derseniz neredeyse yarım gününüzü ayırmanız gerekiyor. Antik kent oldukça yayılmış vaziyette kurulmuş. Eğer okadar vaktim yok derseniz, Gezelim Bilelim sizi unutmadı ve Antik Kent’i sizin için fotoğrafladı.

Tarihi M.Ö. 600 yıllarına dayanan Teos Antik Kenti zamanının en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuş. Zamanının şartlarına göre oldukça büyük bir limanı mevcut.

Gezmeye başlarken iki seçeneğiniz var,

Sol Taraf

Tiyatro, Akropolis , Arkaik Tapınak

Sağ Taraf

Dionysos Tapınağı, Meclis Binası, Antik Liman, Sarnıç

İlk önce sağ taraftan başlamanızı öneririm çünkü orada görülmeye değer yapılar daha fazla. En azından yorulursanız akropolis ve tiyatroyu görmesenizde çok şey kaybetmezsiniz.

Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tık tık..

Aslında antik kent kazıları daha tam olarak tamamlanmamış, tamamlanır ve herşey yerli yerine yerleştirilirse çok güze bir antik kent meydana gelebilir fakat şu an itbariyle çok tatmin edici durumda olmadığını söyleyebilirim.

Bu arada ilginçtir ki, antik kentin içinde tam ortada köylülerin arazileri var, küçükbaş hayvanları otlatıyorlar ve tahmin edersiniz ki bu hayvanlar tarihi eserlerin üzerinde geziyorlar. Bu da ilginç bir durum fakat kimse de ses çıkartmıyor.

Teos Antik kentini de bitirdikten sonra terlemişsinizdir, gelin biraz denize girelim. Sığacık Merkez’de denize girilmiyor. Normalde denize girmek için elverişli iki tane plaj var, Ekmeksiz Plajı ve Akkum Plajı. Fakat malesef Ekmeksiz Plajı’da otel yapımından dolayı kapatılmış durumda. Unutmadan, Teos’un liman kısmında da denize girebilirsiniz, herhangi bir plaj yok fakat, havlunuzu serip suyun tadını çıkartabilirsiniz. Ama ufak bir uyarı, suyu diğer taraflara göre oldukça soğuk.

Bu sebeple yukarıda gösterdiğim haritada yer alan sol kısımda kalan Akkum Plajı Sığacık’ta denize girmek için yakın mesafedeki tek yer.

Akkum bir halk plajı ve şezlong ücretsiz. Duş, giyinme kabini imkanlarını sunuyor kısıtlı da olsa…

Akkum’a nasıl giderim derseniz, Seferihisar’dan gelen dolmuşlar Akkum yönüne gidiyor. Yani Kaleiçi’nden veya Liman’dan önünde Akkum yazan herhangi bir dolmuşa binerek 2TL karşılığında 5 dakika içinde Akkum’a ulaşabilirsiniz. Osmanlı Cafe’yi gördüğünüz yerde dolmuştan inebilirsiniz.

Bu arada Akkum’a yürümek yaklaşık 20 dakika sürüyor fakat bir yokuş çıkıp inmek durumundasınız. Fakat yokuşun size şöyle bir ödülü var ki, yokuşun tepesinde muhteşem bir sığacık manzarası var. Sırf bunu fotoğraflamak için bile yürünebilir.

Eğer ben halk plajına gitmem, illa beach cluba gideceğim diyorsanız, Akkum’un hemen girişinde “Mukka” adında özel bir plaj bulunuyor, biz mayıs ayında gittiğimiz için henüz açılmamıştı bu sebeple ücretlerini bilemiyorum.

Plaja eğer hazırlıksız gittiyseniz hemen plajın arka tarafında her türlü ihtiyacınızı karşılayabilecek marketler bulunuyor. Fiyatlar Antalya tarafına göre biraz daha uygun.

Sığacık’a yaklaşık 5km mesafede Akarca adında mavi bayraklı bir plaj daha yer almakta. Fakat aracınız yoksa ulaşım biraz sıkıntı yaratabilir. Biz şahsen gitmedik fakat mavi bayraklı olmasından dolayı mutlaka güzel olacağından eminim.

Şimdi sıra geldi nokta atış mekan ve restoran tavsiyelerine…

Sığacık’ta Nerede Ne Yenir, Ne İçilir?

Osmanlı Cafe: Osmanlı Cafe Akkum’da plajın hemen dibinde yer alan çok tatlı bir müessese. Sahibi Muharrem Abi. Özellikle sabah denizde kumların üstünde kahvaltı etmek isterseniz harika bir seçim. Serpme kahvaltısı oldukça geniş, ücreti 20TL.

Aynı zamanda plajda denize girdikten sonra, çay , kahve ya da bira molası vermek isterseniz, mayo ve bikinilerinizle Osmanlı Cafe’den yararlanabilirsiniz.

Milos Restoran: Akşamları özellikle meze ve balık yapayım diyorsanız Milos’u tek geçerim. Olanlar Oldu Filmi’nin bazı yemek sahneleri de bu Yunan Meyhanesi’nde çekilmiş. Konsept olarak tam bir Yunan Meyhanesi, tepeden tırnağa Yeşim Hanım oldukça güzel döşemiş.

Gündüz ve gece nasıl olduğunu merak ediyorsanız;

Fiyatlar büyük şehir balıkçılarıyla birebir aynı. Fikir vermek açısından birkaç örnek, Levrek Kilosu 100 TL, kültür balıklarını 20-30TL aralığında daha uygun fiyata yiyebilirsiniz, Yeni Rakı 20’lik 55TL, 35’lik 80TL.

Sadece balık değil, Milos özellikle mezeleri ile de ünlü. Mutlaka Fesleğenli Mezgit, Milos Mantı, Karidesli Börek spesiyalleri.

Özetle, alkol var ise iki kişi tıka basa 200 TL gibi bir rakama çıkabiliyor. Balık alınmaz sadece Meze olursa 120-150TL iki kişinin maksimum vereceği fiyatlar.

Unutmadan, mutlaka 2 gün önceden rezervasyon yaptırın, eğer aynı gün rezervasyon yaptırmak isterseniz yer bulma şansınız hiç yok.

Yasemin Balıkevi: Ayaküstü balık yemek için en iyi seçenek. Mesut Abi’nin yeri Yasemin Balıkçısı. Alkol satışı yok fakat kendi içkinizi götürüp hem balığınızı yiyip hem de içkinizi içebilirsiniz. Oldukça salaş ama sıcak bir mekan. Aynı zamanda semaverde çay servisi de yapılıyor. Balık 7TL çay 2TL.

yesemin balık resim.

La Vie Restoran: Eğer ben balık yemiyorum, et yemek istiyorum diyorsanız, La Vie oldukça güzel ve konsept bir restoran. Fiyatlar orta halli, mekanın ortasında soba ve duvarlarda odunlarla güzel sıcak bir ortam yaratılmış. Aynı zamanda güzel taze mezeleri de mevcut.

 

 

Fehu Konak Nitelikli Kahve Evi: Eğer güzel bir kahve içmek istiyorum, kahveden anlarım, gerektiği zaman soğuk demleme kahve de isterim diyorsanız. Nostaljik Müzikler çalan oldukça güzel bir cafe. Mutlaka bistrosunda oturup birşeyler içmelisiniz.

Manolis Cafe: Bir diğer konsept cafe de Monalis Cafe. Hemen Kale surlarının girişinde yer alıyor. Özellikle dışarıdaki konsept masaları çok başarılı, güzel fotoğraflar çekebileceğiniz bir nokta. (Çay 2.5TL, Türk Kahvesi 5TL)

Teos Lodge: Deniz kenarında kahvemi ya da biramı içerim diyorsanız, mahallenin en güzel noktalarından birinde yer alan Teos Lodge mekan olarak bir özelliği yok fakat manzara muhteşem. (Bira 15TL)

Kaleiçi Pansiyon: Bu pansiyon aynı zamanda konsept nostaljik bir Cafe olarak da hizmet veriyor. İçeride beğendiğiniz nostaljik antikaları satın alabilir, ve pickup’da çalan nostaljik plaklarla geçmişe bir yolculuk yapabilirsiniz.





Şerif Balık: Liman tarafında yer alan bu balıkçı da gerek öğle gerek akşam yemeklerinde son derece kalabalık oluyor. Fiyatları Milos’a göre daha uygun fakat biraz da salaş. Balıkları taze, uzun kalacaksanız alternatif olarak mutlaka denenmesi gerekir.

Sığacık’tan Ne Alınır? Neyi Meşhur?

Mandalina: Sığacık’ın mevisiminde mandalinaları oldukça güzel ve meşhur. Aynı zamanda ev yapımı mandalina kolonyaları da gerçekten güzel.

Ağaç işleri: Özellikle Zeytin ağacından yapılan tabak çanak ve mutfak ürünleri gerçekten güzel.

Pazardan Alınacaklar: Pazardan mutlaka alınması gerekenler, Zeytinyağı, Damıtılmış kekik yağı, babaanne kurabiyesi, el açması börekler, keçi sütlü sabun, ev yapımı baklava, köy zeytini, polen(doğal yenebilir)

Şimdiden emin olabilirsiniz ki, sığacık tatilinizden hiç unutamayacağınız güzel anılarla döneceksiniz. Ufacık ama şirin olan bu mahallede ister istemez ev sahibi olmak isteyeceksiniz fakat ev fiyatlarını duyunca bundan vaz geçecek ve turist olarak hayatınızı devam ettireceksiniz.

Şimdiden iyi tatiller.

 

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir