Gezelim Bilelim

Bratislava Gezilecek Yerler Rehberi





Eski Çek Cumhuriyeti ve Slovakya yani Çekoslavakya’nın birbirinden ayrılınca iki ayrı ülkeye bölünmesiyle oluşan Slovakya’nın ilginç başkenti Slovakya. Aslına bakacak olursanız çok merkezi bir bölgede konuşlanmış. Hem Macaristan hem Avusturya’ya sınırı olan ve kritik komşuları olan bir ülke Slovakya. Bu da aslında gezginler için geçerken uğranılabilecek bir nokta olarak kılıyor Slovakya’yı. Orta Avrupa Turları’nın vazgeçilmez 4. Şehri Bratislava. Tüm turlar mutlaka buraya ekstra bir tur düzenliyorlar. Bana kalırsa bir kere de olsa Bratislava mutlaka görülmeli.

Bratislava’yı görünce bana hak vereceksiniz ki ,diğer Avrupa ülkelerine benzer çok bir yanı yok, hatta ülkemiz Slovakya’dan oldukça üstte, hem de her alanda. Bu sebeple sadece Bratislava’yı gezmek için bir tura gerek yok, Orta Avrupa gezilerinizin bir parçası olarak, geçerken uğrayabileceğiniz bir ülke olarak düşünebilirsiniz Slovakya’yı…

Şehri gezmek için 1 tam gün fazlasıyla yeterli, hatta dinamik bir gezme tarzınız var ise 6 – 7 saatte şehri komple dolaşabilirsiniz.

bratislava sokaklari

Gezimize Nehir kenarından giriş yapılan Stare Mesto denilen tarihi şehir merkezinden başlıyoruz. Bratislava’nın genel mimarisi Barok tarzda karşımıza çıkmakta. Genel olarak dar sokaklarında çok ünlü heykeller yer almakta.

Bu heykelin ilginç bir hikayesi var. Güzel Slovak kızlarının güzel vücutlarını görmek için işçiler kanalizasyonlara girip eteklerinin altından kızlara bakarlarmış. Bu sebeple yukarıda görmüş olduğunuz gibi bir heykelcik adeta o günlere gönderme yapıyor.

Yukarıda gördüğünüz heykelcik ise, Slovakların ünlü playboyu. Çok yakışıklı ve sempatik olduğu için tüm kızlar ona hayranmış. Biz de gelmişken kendisiyle bir fotoğrafımız olsun istedik.





Özellikle gezmenizi tavsiye edeceğim caddelerin başına Rybne Namesti caddesi bulunuyor. Barselona’nın ünlü La Rambla caddesinin 1000’de 1’i kadar küçük bir maketini andıran bu caddede bolca ağaç sizi gölgeliyor diyebiliriz. Yol boyunca sergiler, heykeller ve seyyar satıcılar sizi karşılıyor. Bu caddeyi bitirdiğinizde Hviezdoslavovo Namesti karşınıza çıkıyor. Burada yolun sonunda gezilebilecek önemli noktalardan biri olan Slovak Tiyatrosu yer alıyor.

Bu bölgede belli bir ücret karşılığında geleneksel araçlarla şehir turu yapabilirsiniz, fakat şehir küçük olduğu için şehri yürüyerek keşfetmek daha mantıklı.

Bir diğer görülecek meydan ise Hlavne Meydanı. Bu Meydan’da yine bir diğer önemli Bratislava Sembolü Şehir Müzesi ve Primatial Sarayı yer almakta.

Sokaklarda dolaşırken karşımıza üzerinde dev bir ejderha olan St. Michael Kapısı çıkıyor. Ortaçağdan kalma en eski kapılardan biri burası yani tarihi açıdan önemi büyük. Ayrıca bu kapının altında ilginç bir sembol var. Bu sembol sıfır noktası olarak kabul ediliyor ve bu noktadan diğer Avrupa Metropollerine olan uzaklıklar yer alıyor. Bu sembolde İstanbul’u da görünce oldukça hoşumuza gidiyor.

Kapıdan düz devam ettikten sonra oldukça eski bir köprüden geçiyor ve eski – yeni şehri ayıran önemli bir meydana daha geliyoruz. Bu köprüden kafanızı yukarı kaldırırsanız Bratislava Kalesi’ni görüyorsunuz. Bratislava Kalesi’nin manzarı oldukça etkileyici. Mutlaka çıkıp buradan manzarayı seyretmenizi tavsiye ediyorum.

Kaleye çıktıktan sonra bu meydana tekrar dönüp Capuchin kilisesini geziyoruz.

Capuchin kilisesi Bratislava’nın en önemli yapılarından biri.

Aslına bakacak olursanız, şehrin çok önemli yapıları bulunmuyor. Olan yapıları da yazımın başında bahsettiğim gibi gezmek için sadece 6 saat yetiyor. Tüm şehir yürüyerek gezilebiliyor.

Aslında Bratislava’nın bir diğer özelliği “bekarlığa veda” şehri olması. Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelen insanlar bekarlığa vedalarını bu şehirde yapıyorlar. Bunun sebebi ise genç nüfusun oldukça fazla olması ve geceleri çok eğlenceli mekanların burada bulunması.

Aslında söylediğim gibi şehir tarihten veya gelişmişlikten çok eğlence üzerine kurulu bir şehir. Genç nüfus şehri hareketlendiriyor, ve publara bakacak olursanız insanlar alkol almaya daha sabah saatlerinde başlıyor. Hatta burada bir çok İrlanda pub’ı görebilirsiniz. Herhalde İrlanda’da bile bukadar Irish Pub yoktur…

Bratislava gezimizi özetleyecek olursak:

Bratislava’da ne yapılır?

– Tuna Nehri üzerindeki en önemli yapılardan biri olan Ufo Köprüsünde fotoğraf çekilir.(Köprünün üzerine de çıkabilirsiniz fakat kaleye çıkmak daha mantıklı bir seçenek)

– Bratislava Kalesine mutlaka çıkılır ve manzara seyredilir.

– Bratislava’nın en önemli sembolleri olan heykeller incelenir, özellikle bu tarz sanatlara merakınız varsa çok etkileyecektir sizi.

Avrupa’nın ufak çocuğu Slovakya’nın Başkenti Bratislava’ya bizi 1 gün ağarladığı için teşekkür edip ayrılıyoruz. Diğer fotoğraflarımızı aşağıda galerimizde bulabilirsiniz. Size de şimdiden iyi gezmeler. Ama unutmayın, yarım gün!!

 

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir