Gezelim Bilelim

Viyana Gezilecek Yerler Rehberi





Türklerin pek fazla sevilmediği bir ülke olan Viyana’ya sabaha saatlerinde ayak bastım. İlk olarak rehberimizle birlikte gittiğimiz yer Merkezdeki Hofburg adı verilen Habsburgların ihtişamlı kışlık sarayı oldu.
Hevesle kapıya doğru yöneldiğimizde öğreniyoruz ki bu saray geziye açık değil, kamuya ait bir bina, genellikle özel organizasyonlar, özel sergiler ve bir kısmı da kütüphane olarak kullanılıyor

hoffburg viyana

Hofburg

Viyana adeta bir sanat şehri olarak çıkıyor karşımıza. Dört bir yanda doğa tarihi ve sanat tarihi müzeleri yer almakta. Sanat tarihi müzesine(Kunsthistorisches Museum) 15€ gibi bir ücret ödeyerek girdim. Burada Antik Mısır  ve roma kalıntıları, ünlü sanatçıların yağlı boya eserleri yer almakta. Eğer sanattan anlıyorsanız ve keyif alıyorsanız burayı gezmenizi önemle tavsiye ederim.

sanat tarihi müzesi

Kunsthistorisches Museum (Sanat Tarihi Müzesi)





Bir diğer sanat müzesi ise Museums Quartier adındaki müze. Buranın da içerisinde birden fazla müze yer alıyor. Resimden mimariye , heykele sanatın her dalını bulabiliyorsunuz. Buraların da giriş ücretleri 15- 25 € arasında değişiyor.
Tablo rekortmeni Albertina Müzesi içinde 65 Bin’den fazla tablo bulunduruyor ve Avrupa’nın en önde gelen resim müzelerinden biri olarak sayılıyor. Bu müzelerin tümüne U2 ve U3 metro hatlarının Volkstheather durağından erişebilirsiniz.

Yukarıda bahsettiğim doğa tarihi müzesi Naturhistoriches Museum ise dünya ve doğa ile iligili yerden göğe her türlü kalıntıyı görebilirsiniz. Dinazor maketler, fosiller, tarih öncesi ağaçlar, tarih öncesi eşyalar ve daha neler neler. Bu müzeye de yine diğer sanat müzeleri gibi metroyla  ulaşabilir ve yürüyerek tüm müzelere ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.

Benim gezmeye vakit bulamadığım diğer müzeler ise teknoloji müzesi, askeri tarih müzesi, saat müzesi, Sigmund Freud müzesi, Matematik Müzesi ve Mozart’ın evi, vaktiniz varsa uğrayabileceğiniz bir diğer uğraklar arasında yer almaktadır.

Yine merkezde bulunan önemli yapılardan biri hükümet binası (Rathaus), oldukça hoş bir mimariye sahip, önünde mutlaka bir fotoğrafınız bulunmalı

rathaus

Rathaus

rathaus viyana

Rathaus

Viyana Merkez’de dış görüntüsüyle dikkatleri özellikle üzerlerinde toplayan iki tane bina mevcut bunlar;  Hundertwasserhaus (Binsunlar Evi) ve KunstHausWien.

hundertwasser

Hundertwasser

Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser’ın fikir babası olduğu bu yapılar, Viyana’nın turistik yüzünü oluşturmuşlardır. Binsunlar Evi’nde 52 daire ve 4 dükkan bulunmakta. Buradan Viyana ile ilgili çok sayıda hediyelik eşya temin edilebilir.
KunstHausWien’de ise bir çok sanat eseri sergilenmektedir. Bu iki binada merkezde ve yürüme mesafesindedir.
Merkeze gitmişken Halk Tiyatrosu ve Parlamento Binasına da uğramadan geçmemelisiniz.

Kunst Haus Wien

Kunst Haus Wien

Bir diğer durağımız Shonbrunn Sarayı’nın bahçesi oldu. Devasa bir bahçe, banklarda oturup yorgunluğunuzu atabilir ve yeşile fazlasıyla doyabilirsiniz. Bu bahçenin yapımı tam 5 yıl sürmüş. Ne yazıkki çevresindeki binalar Viyana Kuşatması sırasında tahrip edilmiş ve yok olmuşlar.

schonbrunn

Shonbrunn Bahçesi

Shonbrunn Sarayı bugün kraliyet sarayı olarak kullanılmakta.

Schonbrunn

Schonburnn Sarayı

Viyana’da dikkat çeken 2 büyük park daha bulunmakta bunlardan da en dikkat çekici olanı biz Türkler için elbette “Türklerin şansını kaybettiği bölge” olarak adlandırılan Türkenschanzpark. Burası Viyana Kuşatması’nda türklerin ulaşabildiği en uç nokta. Hatta 1991’de Yunus Emre Çeşmesi adı altında bir çeşme yapılıp Türkçe ve Almanca olarak Yunus Emre şiirleriyle süslenmiş bir barış çeşmesi inşa edilmiştir. Bu parkta mesire alanları, göletler, oyun alanları ve köprüler görmeniz mümkün.

Bahsetmiş olduğumuz bir diğer önemli park ise Şehir Parkı (Stadtpark). U4 metrosu ile Stadtpark durağından bu parka ulaşabilirsiniz. Buranın önemli yapılarından biri ise Johann Strauss’un ünlü altın kaplama heykeli de burada yer almaktadır.
Schonburn bahçesinden sonra çok bir anlam ifade etmeyebilir fakat, diğer sarayların bahçelerine de geçerken uğramanızda ve fotoğraf çekmenizde fayda olacaktır.

Viyana’yı incelediğimizde tarihsel zenginlikleri olarak İstanbul’u anımsatıyor bizlere. Tıpkı diğer iyi korunmuş avrupa şehirlerinde oluğu gibi tarihsel doku oldukça etkileyici, bizlere bir imparatorluk şehri olduğunu hissettiriyor adeta. Caddeleri hem geniş hem bakımlı, özellikle peyzaj düzenlemesi oldukça iyi, heryer yemyeşil, ülkemizde alışık olmadığımız derece kaliteli ve bakımlı bir yeşilliğe sahip.

Adım başı Mozart – Leonardo da Vinci kostümlü satıcıların klasik müzik konser bileti sattıklarına şahit olacaksınız. Bir noktadan sonra dayanamayıp merak edip alacaksınız tıpkı benim yaptığım gibi. Daha önce söylediğim gibi Viyana tam bir sanat şehri, klasik müzik konserleri, operalar, tiyatrolar hemen hemen halkın boş zamanlardaki uğraşlarının büyük bir bölümünü oluşturuyor. Bu sayede de kültür seviyesi oldukça yüksek bir toplum meydana geliyor.

Özellikle söylemeliyim ki bu satıcılarla çok iyi pazarlık yapmanız gerekiyor, ilk söylenen fiyatların üstünden yüklü indirimler yapıyorlar.
Gezmemize devam ederken karnımızın acıktığını fark ediyoruz, ilk başta lüks ve tarihi görüntüsüyle korkutan restaurantların aslında çok da fahiş fiyatlara sahip olmadığını görüyoruz.

Özellikle dikkat etmeniz gereken bir nokta, Şinitzelleri ile ünlü olan bu şehirde, şinitzel istediğinizde hindi veya domuz eti çıkabilir. Ne istediğinizi özellikle belirtmeniz iyi olacaktır. Özellikle tavuk eti ile yapılan şinitzelleri denemenizi tavsiye ederim, hindili olan çok beğenmediğimi söyleyebilirim.

Yemek sonrası yolculuğumuza devam ettiğimizde Kahlenberg Tepesi’ne geliyoruz. Burası bizim için de tarihi öneme sahip olan bir nokta. II. Viyana kuşatması sırasında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın çadırını kurup ekibiyle birlikte konakladığı yermiş. Bugün tüm bu kötü anıları unutturmak için tam çadırını kurduğu noktaya St. Joseph adında küçük bir kilise yapılmış.

KAHLENBERG

Kahlenberg

st joseph kahlenberg

St. Joseph Kahlenberg

Yine bu çevrede şehre kuşbakışı bir şekilde bakmak ve panaromik enfes bir manzaraya şahit olmak isterseniz Prater adlı dönme dolaptan şehri izlemeniz mümkün. Fiyatları ise tura göre 1 ila 10 € arasında değişiklik gösteriyor.

Sıra geldi benim en çok hoşuma giden gezilere, kilise ve katedrallere. Viyana’nın en bilinen katedrali Stephansdom ‘dir (Aziz Stephan Katedrali). Neşemiz bu katedrali görünce biraz yerini hüzüne bırakıyor çünkü katedralin doğu yakasında bir azizin ayakları altında ezilen Osmanlı akıncısının heykeli yer alıyor. Bu katedralde tam 21 tonluk bir çan yer almakta. Bu çan’ın bir diğer özelliği ise Viyana kuşatması sonunda Osmanlı’dan kalan silah, mermi ve topların eritilmesi ile üretilmiş. Söylentilere göre 1534 yılından itibaren Osmanlı tehlikelerini haber vermek adına kullanılmış bu çan 1956 Yılı’nda herhangi bir tehlike kalmamasından ötürü görevini tamamlamıştır.

Katedralin en güzel tarafı ise gezintinin ücretsiz yapılabiliyor olması, fakat ücretsiz olmasından dolayı oldukça büyük bir yoğunluk söz konusu bu yüzden sabah erken saatlerde gezmekte fayda var. Özellikle katedralin kulesine çıkmanızı şehrin manzarasına kuşbakışı şahit olmanız açısından çok iyi olacaktır, tabi 370 basamaklık bir engeli aştıktan sonra…

STEPHANSDOM

Stephansdom

stephansdom içi

Stephansdom’un içi





Diğer önemli kiliselerinden biri ise Votivkirche’dir. Zamanın imparatoru Joseph’e düzenlenen başarısız bir suikast için adet nazar boncuğu niteliğinde bir adak olarak inşa edilmiştir. Yapımı 1879 yılında tamamlanmış olup en uzun kulesinin uzunluğu 99 metreyi bulmaktadır. Bu kiliseyi de ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

Kirche am Steinhof (Steinhof Kilisesi), Maria vom Siege Kilisesi, St. Peter Kilisesi gibi küçük kiliseleri görmek de görülmeye değer kiliseler olarak fotoğraf çekimini bekliyorlar.

Viyana’da bölgeler arası ulaşımı kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Tıpkı diğer gelişmiş şehirlerde olduğu gibi ulaşım ağı oldukça geniş. Her adım başı bir otobüs, tramvay veya metro durağına rastlama şansınız var. Fiyatlar diğer Avrupa ülkeleri gibi. Sizlere bu konuda tavsiye edebileceğim sistem, 24 – 48 – 72 saatlik kartlar almanız ve her seferinde kart bulma derdine düşmemenizdir. Bu kartlarla tren de dahil her türlü toplu taşıma aracını teki bir kart ile kullanabiliyorsunuz.

 

Viyana’da Alışveriş

Öncelikle bilmeniz gereken Pazar günleri Viyana’da tüm dükkanların kapalı olduğu. Açık Market veyahut mağaza kesinlikle yok, Pazar günlerinizi doğal güzellikle ayırıp diğer günleri alışveriş için ayırmanız en mantıklısı olacaktır. 09:00-22:00 arası normal günlerde tüm mağazalardan yararlanabilirsiniz.

Viyana çok ucuz bir şehir değil, özellikle İtalya’ya göre oldukça pahalı. Viyana’dan ülkemize getirebileceğiniz başlıca eşyalar Mozart çikolataları, süs eşyaları, bardaklar, anahtarlıklar ve ufak Viyana’yı anımsatacak heykelcikler.  Giyim alışverişi için çok tercih edilecek bir yer değil, genel olarak markalar ülkemizden bile pahalı.

Hofman zincir marketler arasında en uygun fiyatlısı, günlük ihtiyaçlarınızı buralardan karşılayabilirsiniz zaten adım başı karşınıza çıkacaktır.
Şehrin en büyük alışveriş merkezleri Tna Nehrinin diğer tarafında kurulmuş olan Donuazentrum. Birden fazla binadan oluşuyor ve hemen karşısında bir çok ünlü zincir restoranı burada bulabilirsiniz. Viyana yöresel ürünleri için Bauermark (Köylü pazarı) çok işinize yarayacaktır. Buradan her türlü organiz Viyana ürününe ulaşabilirsiniz fakat nasıl koruyup ülkemize getireceğiniz ise büyük bir problem. Orada tadıp orada bitirmeniz gerekebilir.

Viyana’da ne yenir ? Ne içilir ?

Viyana’nın milli yiyeceği Sinitzer. Fakat yazımın başında da belirttiğim gibi burdakiler bizimkilerden biraz farklı. Tavuk etinden değil alternatif etlerden hazırlanıyor, dana etli , hindili ve tavuklu olanı deneyebilirsiniz. 10 – 15€ gibi rakamlara orta halli bir restaurantta yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Her sokak başında bir Türk restaurantı olduğu için bildiğimiz damak tadlarını da Viyana’da yeme fırsatını yakalayabilirsiniz.
Tatlı olarak ise Sacher Tore oldukça ünlü bir tatlı(turta) Havaalanından (duty free) paketli şekilde de temin edebilirsiniz bu tatlıyı.
Yine Viyana’ya özgü olan Nord See gibi zincir restaurantlarda balık ve deniz ürünlerini tadabilirsiniz. Müller marka meyveli yoğurt oldukça iyi bir tercih olacaktır.

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir