Gezelim Bilelim

Nice – Cote d’Azur Gezilecek Yerler Rehberi





Yazmaktan en çok keyif alacağım şehire geldi sıra. Rengarenk binaları, yemyeşil doğası ve buram buram kalite kokan insanları ile Güney Fransa’nın göz bebeği Nice…

Öncelikle bu şehire mutlaka en az iki gününüzü ayırmanızı öneriyorum, şehrin dokusu ve insanları sizi direkt olarak olumlu yönde etkileyecek ve şehirden ayrılmak istemeyeceksiniz. Gerçekten üst düzey kaliteli bir şehir.

İsterseniz öncelikle eğer Nice’e uçakla geliyorsanız havalimanından şehir merkezine nasıl geliniyor ona bir bakalım;

Nice Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Her 16 dakikada bir kalkan 98 Numaralı Promenade des Arts otobüsü 6€ karşılığında yaklaşık yarım saatte sizi rahatlıkla şehir merkezine ulaştırıyor. Biletleri havalimanındaki kiosklardan veya bilet gişelerinden temin edebilirsiniz.

Otobüs Durakları:

Terminal 1 ‘de Gate A0‘da

Terminal 2 ‘de Gate A1 ve A2‘de

Evet şehir merkezine ulaştınız, peki kalacak yerinizi ayarladınız mı? Size güzel ve ucuz bir tavsiye verebilirim:

Nice’de Nerede Kalınır?

Öncelikle Nice’e geldiyseniz mutlaka ve mutlaka civardaki şehirlere de gitmenizi tavsiye ediyorum ve bu şehirlere gideceğinizi farz ederek mobilitenizi arttırmak adına, tren garına rahatlıkla ulaşabileceğiniz bir noktada olan Ibis Nice Centre Gare isimli zincir oteli size tavsiye ediyorum. Ben 5 gün boyunca bu otelde kaldım, hergün çarşaflarım ve havlularım değişti. Yer olarak gerçekten muhteşem, tren garının hemen yanında yer alıyor. Otelden çıkar çıkmaz hemen gara gidip istediğiniz şehire transfer olabilirsiniz. Hem fiyatları uygun hem de güvenli bir seçenek. Aynı zamanda tüm şehir merkezine de yürüme mesafesinde.

Nice Tren Garı (Nice Ville)

Kalacak yerimizi de ayarladıktan sonra Nice sokaklarına doğru yola koyulabiliriz…

Yukarıdaki harita da göstermiş olduğum Avenue Jean Médecin iyi ezberleyin, bir yere gideceğiniz zaman veyahut es kaza kaybolduğunuzda bu cadde size oldukça yardımcı olacak.

Bu cadde boyunca ünlü alışveriş markalarının mağazaları, restoranlar ve güzel kiliseler size arkadaşlık edecek.

Otelimizden çıktıktan sonra bu caddede ilerlerken gözümüze ilk çarpan önemli yapı, Basilique Notre-Dame de l’Assomption. Özellikle akşamları ışıklandırılmasıyla beraber oldukça güzel gözüken bu bazilikanın dışı oldukça görkemli fakat içerisi için aynı güzellik söz konusu değil.

Bazilikayı gezdikten sonra sağa sola bakarak devam ediyoruz ve hemen solumuzda Monoprix adında büyük bir market görüyoruz. Bu marketi de bir köşeye yazın çünkü Fransa geneline göre uygun fiyatlara hemen hemen her çeşit ihtiyacınızı buradan karşılayabileceksiniz.

Avenue Jean Medecin’in sonuna geldiğinizde Nice’in beni en çok  etkileyen bölgelerinden birine Place Massena‘ya gelmiş oluyorsunuz. Bu meydan gerçekten fotoğraf çekmeye oldukça müsait bir meydan rengarenk binaları, siyah beyaz zemini ve sokak çalgıcılarıyla insanların bolca vakit geçirebileceği bir yer.

Hemen meydanın bittiği olduğu yerde sağda ve solda çok güzel parklar yer almakta.

Rotamızı sol taraftaki Promenade du Paillon’a çevirdiğimizde, yerden fışkırmakta olan fıskiyelerle eğlenen çocuklar ve fıskiyelerin etrafındaki yeşilliklerde uzanmış sohbet eden gençler gerçekten güzel bir manzara oluşturuyor.

Fıskiyelerin arkasına doğru devam ettiğinizde samandan yapılma bir balık kılçığı totemi ve daha da ilerde ise Massena’nın güzel bir heykeli bizi karşılıyor.

Sol tarafa doğru devam ettiğinizde de Nice Tiyatrosu ve hemen arkasında Güzel Sanatlar Müzesi (Musée d’Art Moderne et d’Art Contemporain) dikkatinizi çekebilecek yapılardan.

Parkın sol taraftaki gezi rotası bu şekilde, Messena Meydanı’ndaki rotamıza geri dönüp sağdan devam edersek ise, meşhur Albert Jardin bahçelerine geliyoruz. Sabahları bu bahçelerde insanlar hoca eşliğinde plates ve çeşitli sporlar yapıyorlar. Açık havada böyle bir aktiviteye katılmak isterseniz tamamen ücretsiz.

Hemen Albert Bahçesinin bittiği yerde ise Petit Train adı verilen turist treninin kalkış noktası mevcut. Yaklaşık 45 dakika boyunca sizi Nice’in turistik noktalarında gezdiren bu trenin ücreti 8€. Eğer vaktiniz kısıtlı veya yürümeyi sevmiyorsanız denenebilir. Biz şahsen yürümeyi tercih ettik.

Petit Train’i geçtikten sonra zaten sahile gelmiş bulunuyoruz. Nice’in denizi görüntü olarak gerçekten çok güzel renklere sahip, fakat plajı için aynı güzel sözleri malesef sarf edemeyeceğim.

Cote d’azur bölgesinin plajları bana kalırsa ülkemizde plajlarla kıyaslanamayacak derece kötü. Özellikle Cannes’den daha doğu taraftaki tüm plajlar çakıllı. Cannes’in batısında daha yumuşak kumlu plajlar bulabiliyorsunuz. Eğer çakıllı deniz sevmiyorsanız Nice ve doğusu size göre değil.

Herneyse, eğer çakıllı plaj da severim bana su olsun diyorsanız, ister Nice’in halk plajlarında havlunuzu serip ücretsiz bir şekilde takılabilir, isterseniz de Albert Jardin’i arkanıza alıp sağ tarafa doğru ilerleyip özel plajlarda aşağıdaki resimde göreceğiniz ücretler doğrultusunda şemsiye ve şezlongunuzu kiralayıp keyif yapabilirsiniz.

Denizi Karşımıza, Albert Jardin’i arkamıza alıp sağ tarafa doğru devam ettiğimizde birçok tarihi ve pahalı sosyetik otel görebiliyorsunuz. Ünlü Hotel Negresco gerçekten başlı başına Nice’in görülmeye değer yerlerinden biri. Eğer içinin belli tarihi kısımlarını gezmek isterseniz ücretsiz bir şekilde girip içeriye göz atabilirsiniz. Başta çekinmeniz doğal çünkü kapıda takım elbiseli bodyguardlar bulunuyor. Kendi üstünüze bakıp beni içeri almazlar gibi düşünebilirsiniz fakat hiç çekinmeyin, ben şahsen şortla gayet de girip içeriyi gezip çıktım.

Aynı zamanda bu sahil şeridinde eğer merakınız var ise Hard Rock Cafe de bulunuyor.

Hotel Negresco’dan sonra görülecek çok fazla bir yapı bulunmuyor bu sebeple geri dönüp Nice’in asıl görülmesi gereken yerlerine göz atmanızı tavsiye ediyorum.

Tekrar başladığınız yere Albert Jardin tarafına geldiğinizde aşağıda haritada göstermiş olduğum Vieux Nice yani Eski Nice bölgesine gelmiş oluyorsunuz. Bana göre zaten asıl Nice’in güzel kısımları buraları.

Nice Limanı (Le Port) ile Albert Jardin’in arasında yer alan Vieux Nice’in tüm ara sokaklarında mutlaka gezmenizi ve adım atmadık yer bırakmamanızı öneriyorum. Zira Nice’de yöresel ve Fransa’ya özgü alışveriş yapacağınız tüm noktalar burada yer alıyor.

Gündüzleri saat 16:00’a kadar Saleya adı verilen caddede pazar kuruluyor. Bu pazarda Fransa’ya özgü bir çok ürünü bulabilmeniz mümkün. Marsilya sabunlarından tutun çiçeklere, el yapımı yağlıboya resimlerden tutun meyve sebzeye bir çok ürün bu pazarda satılıyor.

Ufak bir dipnot vermeliyim ki, eğer Marsilya’ya gidecekseniz sabunlarınızı mutlaka Marsilya Rehberi’nde yazdığım sabuncudan alın. Çünkü 250gr’ı 2.5€ olan %72 Zeytinyağı içerikli sabunlar Nice’de 4-4.5€ arasında satılıyor.

Eğer karnınız acıktıysa Saleya’da sağlı sollu bir çok bar ve restoran yer almakta. Burada özellikle deniz ürünlerini seviyorsanız oldukça zengin bir restoran topluluğu mevcut. Restoran tavsiyelerimi ve fiyatlarını yazımın sonundaki Nice’de Ne Yenir? bölümünde bulabilirsiniz.

Ayrıca belki duydunuz belki duymadınız Fransa’nın 1926 Yılı’ndan bu yana hizmet veren Fransa’nın en ünlü kozmetik üreticilerinden biri olan Fragonard’ın Saleya’da bir mağazası bulunuyor. Asıl fabrikaları ve fabrika satış mağazası Grasse‘de bulunuyor ama şüpheniz olmasın, tüm Fragonardlarda fabrikası da dahil fiyatlar birebir aynı.

17€-45€ arası değişen bedellerle çok güzel esanslı Fransız malı parfümler satın alabilirsiniz. Hatta sadece parfüm değil Fragonard mağazalarında aksesuardan sabuna kadar da bir çok ekstra satışı yer almakta. Mutlaka bir hatıra almadan geçmeyin derim. (Eğer el bagajı ile geldiyseniz 100ml’lik parfümler havaalanında herhangi bir sıkıntı yaratmıyor)

Saleya’yı da gezdikten sonra dar sokaklardan içerilere doğru devam ediyoruz. Vieux Nice’e tam yarım gün ayırabilirsiniz, böylece tüm sokaklarını ve mağazalarını gezebilirsiniz.

Ünlü Fransız şaraplarını ucuza alabileceğiniz aynı zamanda şaraba merakınız var ise çok kıymetli şarapları da nispeten uygun fiyata alabileceğiniz Les Grandes Caves Caprioglio adında bir şarap marketi yer alıyor Vieux Nice’de. Çekinmeden şaraplarınızı buradan alabilirsiniz. Ucuzluğunu bizzat kendim kontrol ettim.

Aynı zamanda Fransızların aynı bizim Türk Rakısı gibi bir içkisi mevcut, adı ise Pastis. İçimi rakı ile birebir aynı, üzerine su ve buz koyuyorsunuz. Rakıdan tek farkı sarı olması. Restoranlarda deneyip yine bu şarapcıdan 19€ karşılığında satın alabilirsiniz(en ucuzunu tabiki).

Vieux Nice’in önemli yapılarından biri Cathedrale Sainte Reparate adındaki katedral. Tam olarak Vieux Nice’in orta yerinde bulunuyor. Dar ve ufak bir meydana sahip olduğu için kadraja almak biraz zor olmuyor değil…

Katedral’in içi yine beni çok fazlasıyla etkiledi diyemem 10 üzerinden 6 veriyorum.

Katedralin hemen önündeki küçük meydanda birden çok cafe ve restoran yer alıyor ama burada asıl ilgilenmeniz gereken kısım Fenocchio adındaki efsane dondurmacı. Tam tamına 3 dolap içinde neredeyse 60 civarında farklı dondurma çeşiti ile hizmet veren bu dondurmacıda mutlaka ve mutlaka dondurma yemenizi öneririm. Hatta içeri girip tavandaki ekranda dondurmaların nasıl yapıldığına dair videoyu da izleyebilirsiniz. Tuvalet ihtiyacınız var ise, herhangi birşey almasanız bile buranın tuvaletini kullabilirsiniz, oldukça can kurtarıcı bir tavsiye oldu sanırım, gidince anlayacaksınız…

Ayhan Sicimoğlu’nun önerdiği bir diğer dondurmacı Roberto ise yine Vieux Nice’de yer alıyor fakat ben şahsen Fenocchio’dan sonra beğenmedim, bir özelliği olmayan tipik sıradan dondurmalara sahip.

Dondurmanızı da yediğinize göre size şimdi bir de Nice’in ünlü bir diğer yiyeceği, nohut unundan yapılan Socca‘yı tavsiye edeceğim. Bildiğiniz krep gibi birşey fakat insanın yedikçe yiyesi geliyor. 2.8€‘ya Socca’yı en güzel yiyebileceğiniz yer ise Lou Pilha Leva. Buranın Socca’sını tatmadan gitmemenizi öneriyorum.

Socca’nızı da yediniz karnınız doyduğuna göre, Vieux Nice’de görülmesi ve fotoğraflanması gereken diğer iki yapı Palais de la Préfecture ve Palais de Justice.

 

Bundan sonraki Vieux Nice gezisi sizin azminize ve yaratıcılığına kalmış, her sokakta ayrı güzellikte dükkanlar ve restoranlar yer alıyor. Güzel resimler çekebilir, farklı restoranlarda farklı tadlar deneyebilirsiniz. Restoran Tavsiyelerim yazımın sonunda.

Vieux Nice‘i bitirdikten sonra mutlaka ve mutlaka Nice Kalesi’ne (Colline du Chateau) çıkmanızı öneriyorum. Kaleye çıkmak için en kolay yol, öğleden sonra saat 16:00’a kadar açık olan ve ücretsiz hizmet veren asansör.

Asansöre ulaşmak için Vieux Nice’den sahile doğru yürüyün sahilden ise Vieux Nice’i arkanıza alıp sol tarafa doğru yürüdüğünüzde koskoca bir dağ çıkacak karşınıza ve merdivenler göreceksiniz. Sakın merdivenlerin güzelliğine kapılıp çıkmayı denemeyin çünkü oradaki merdivenler sadece buz dağının görünen kısmı, yukarılara çıktıkça daha çok merdiven karşınıza çıkacak. Eğer çok isterseniz dönüşte merdivenleri kullanarak inersiniz.

Merdivenlerin hemen sol tarafında Ascenseur yazıyor. oraya doğru devam ettiğinizde bir tünele giriyorsunuz ve tünelin sonunda ücretsiz asansöre ulaşıyorsunuz.

Kalenin tepesine çıktık, şimdi birkaç merdiven daha çıkıp okları takip ederek panaromik Nice’i seyredebileceğiniz seyir terasında ulaşacağız. Buraya gelmeden yanınıza marketlerden içecek birşeyler almanızı ve burada oturup keyif yapmanızı öneririm. Eğer yanınıza birşey almadıysanız da üzülmeyin, 6€’ya burada yer alan derme çatma cafe’den bira ya da 4€‘ya cappucino alıp keyif yapabilirsiniz.

Seyir terasının olduğu yerde çocuk bahçeleri de yer almakta, eğer çocuğunuzla gittiyseniz gönül rahatlığıyla çocuğunuzu parklara bahçelere salabilirsiniz.

Terasda yeterince dinlenip manzarayı seyrettiğinizi düşünüyorsanız, arka taraflara doğru yürüdüğünüzde müthiş bir Liman manzarası sizi karşılayacak.

Limanı da fotoğrafladıktan sonra hemen yine arkada Nice’in eski kalesinin kalıntılarını göreceksiniz, ve hiçbir anlam ifade etmeyecek, zira hiç birşey kalmamış…

Arkadalara doğru devam ettiğinizde çok güzel şelaleler göreceksiniz ve şelalenin hemen bittiği yerdeki ünlü yatık ağacın üstüne çıkıp fotoğraf çektireceksiniz.

Çok merak ediyorsanız, çıkabildiğiniz kadar yukarı çıkıp en tepeden Nice’i fotoğraflayabilirsiniz. Fakat ekstra birşey göremeyeceğinizi size garanti edebilirim. Ben boşuna çıkmış bulundum.

Nice’in kalesini de bitirdikten sonra, rotamızı daha önce görmediğimiz bir istikamet olan Le Port tarafına çevirelim. Nice Limanı’na kaleden direkt olarak iniş mevcut. Yaklaşık 10 dk’lık bir inişin ardından Limana ulaşabiliyorsunuz.

Çok büyük bir liman değil ve çok lüks tekneler olduğu da söylenemez. Monaco ve Cannes’dan sonra bana pek bir anlam ifade etmedi açıkcası.

Liman tarafında görülmeye değer yapılardan biri Liman Kilisesi Église Notre Dame du Port. Sadece dışı fotoğraflamaya değer, içinde hiçbir numara yok açıkcası.

Limanın arka sokakları nispeten Vieux Nice’e göre daha ucuz restoran ve marketlerden oluşuyor. Alışveriş ihtiyacınız var ve elinizde taşımayı göze alıyorsanız buradan ihtiyaçlarınızı alabilirsiniz.

Liman’ın arka sokaklarını da gezdikten sonra rotamızı tekrar Vieux Nice tarafına doğru çevirip o yönde yürümeye devam ederken görülmeye değer bir tarihi kilise daha karşımıza çıkıyor Église Saint-Martin-Saint-Augustin. Bu kilisenin özellikle içi oldukça güzel 1837 Yılı’nda yapılmış olan bu kiliseyi de fotoğraflamadan yolunuza devam etmeyin.

Liman’dan Vieux Nice’e giderken Garibaldi Meydanı‘na uğruyoruz ve orada da insanların müzik eşliğinde keyif yapma ritüellerine biz de katılıyoruz

Aslına bakarsanız Nice Merkez’in gezilmeye değer önemli noktalarını bu şekilde özetlemiş oluyoruz. Bundan sonra size Nice’in dar ve renkli sokaklarında keyfini sürmek kalıyor, eğer mevsim yaz ise, denize girebilir ve güneşlenebilirsiniz.

Eğer Nice’de vaktiniz çok ise merkeze biraz daha uzak olan fakat görülmeye değer diğer yerleri de kısaca özetleyecek olursak. Özellikle eğer İbis Gare Hotel’de kalacaksanız otelin hemen arka tarafında 15dk’lık yürüme mesafesinde yer alan St Nicholas Russian Orthodox Cathedral özellikle Rusya veya Ukrayna’yı görmediyseniz, buralardaki kiliseler hakkında size fikir verebilecek oldukça güzel bir yapı. Oldukça güzel de bir bahçesi var.

Eğer sanata meraklıysanız Yahudi asıllı Beyaz Rus Ressam Marc Chagall’ın eserlerinin sergilendiği güzel bir müze de Nice Tren Garı’na (Nice Ville) yaklaşık 15 dakika yürüme mesafesinde konuşlanmış durumda. Giriş ücreti 10€.

Yine sanata meraklıysanız ünlü Fransız Ressam Henri Matisse‘nin de eserlerinin sergilendiği bir müze tren garına yaklaşık 40 dakikalık yürüme mesafesinde kuzeyde yer alıyor. Giriş burası için de 10€.

Evet Nice’in gezilecek yerlerini özetlediğimize göre verdiğimiz sözü tutalım ve Nice’de ne yenir , ne içilir , ne alınır kısaca özetleyelim.

Nice’de Ne Yenir?

Socca: Nohut unundan yapılan bir çeşit krep

Salade Niçoise: Nice’e özgü bir salata

Moule: Midye tabağı. Fakat bizim bildiğimiz gibi içi prinç dolu değil sadece midye eti.

Boullabaisse: Aslında Marsilya yemeği olan fakat Nice’de de oldukça güzel yapılan karışık deniz ürünleri içeren bir çorba.

Paella: Deniz ürünleri çok taze ve güzel olduğu için, bu İspanyol yemeğini çekinmeden Fransa’da da yiyebilirsiniz.

Nice Restoran Tavsiyeleri

Restoran tavsiyelerimi okurken şundan emin olun ki, yemeğe servet vermeye her zaman karşı olmuşumdur, bu sebeple size en yöresel yemekleri en uygun fiyatlara nerelerde yiyebilirsiniz onu özetlemeye gayret ettim.

Nice ve Güney Fransa genelinde restoranlarda günlük menüler tavsiye ediliyor, bu menüler başlangıç + ana yemek + tatlı şeklinde oluyor ve içecek dahil olmuyor.

Comptoir du Marche: Özellikle burada minik tencere içinde Cheek Beef (dana yanağı) yemenizi öneriyorum. Restorandakiler ingilizce konuşabiliyor size menüyü anlatıyorlar. 17€‘ya bu güzel yemeği tadabilirsiniz. Dana yanağının yanında bir de Nice’e özel makarna ikram ediliyor. Yemek öncesi de ücretsiz olarak mezeler ve ekmek geliyor. Pastis içerim derseniz 3€.  Sakın ola tencerede tavuk istemeyin çok büyük geliyor yarısından çoğu ziyan oluyor ve bir özelliği yok.

Restaurant Paradice: Saleya’da yer alan bu deniz ürünleri restoranı ağırlıklı olarak menü ile hizmet veriyor. İki tip menü mevcut birincisi basit menü 16€ ikincisi biraz daha ağır bir menü 19€. İki menünün içeriği de farklı fakat ikisinde de giriş + ana yemek + tatlı bulunuyor. Burada giriş olarak kalamar nar gibi kızarmış ve oldukça güzel, ana yemek olarak çupra balığı muhteşem özellikle yemenizi öneririm, Ama eğer değişik bir tad arıyorum derseniz Moule (Midye) oldukça güzel ve büyük porsiyonla geliyor.





Wayne’s: Burası daha çok Sports bar konseptinde hizmet veren, maç günleri maç izleyebileceğiniz ve hemen hemen her gün canlı popüler müzik olan bir bar. Saat 20:00’a kadar girişler ücretsiz. Sonrasında bilet almak durumunda kalıyorsunuz. Fiyatlar oldukça uygun, spesiyali Peynirli, kıymalı Nacho, Fiyat 11€. Aynı zamanda Güzel bir sepet kanat yiyebilirsiniz fiyat 7€. Bira Fiyatları saat 17:00’dan 20:00 kadar Happy Hour dolayısıyla uygun, 4€ civarında. Mekanın içi de gerçekten oldukça güzel ve konsept. Fakat geç kalırsanız yer bulmak için sıra bekleyebilirsiniz.

Lou Pilha Leva: İster ayaküstü, ister oturarak socca yemek için en güzel mekan. 2.8€ fiyatı. Ayrıca ıspanaklı bir tatlısı da çok meşhur(3.5€). (biz hiç beğenmedik:))

Shapko: İşte Nice’in benim en çok sevdiğim taraflarından biri. Her gece ücretsiz canlı müzik yapan bir Jazz Bar. Jazz dediğime bakmayın çok ilginç alternatif gruplar da gelebiliyor ve gerçekten çok uygun fiyatlara çok eğlenceli dakikalar geçirebiliyorsunuz. Mutlaka ve mutlaka en az bir gece uğrayın. Ben şahsen hemen hemen her gece gittim. Kokteyller 8€ , Şaraplar 4.5€

Shapko’yu resimle değil video ile huzurlarınıza getirmek istiyorum.

Özetlemek gerekirse Nice gerçekten çok elit ve çok güzel bir şehir. Fransanın Güneyi’ne gidildiğinde mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Cote d’Azur’da gezmeye değer bir çok şehir ve yapılacak bir çok aktivite var.
Diğer Cote d’Azur’daki gezilecek yerler ve Cote d’Azur Şehirler Arası Ulaşım bilgileri için Gezelim Bilelim’de kalın…

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir