Gezelim Bilelim

Sevilla Gezilecek Yerler Rehberi





Sevilla, Endülüs’ün ünlü başkenti, Guadalquivir nehri tarafından iki parçaya bölünmüş gerçekten şahane bir şehir. Tüm Endülüs’ü gezmiş biri olarak Sevilla gerçekten Madrid ve Barcelona ile kıyaslanabilecek, hatta ve hatta yöreselliğini kaybetmemesiyle, bu metropollerden daha etkileyici bir şehir diyebilirim.

Sevilla’nın ve aslında tüm Endülüs’ün hüzünlü bir tarihi bulunuyor. İlk olarak Roma hakimiyetinde ve sonrasında vizigot hakimiyetinde olan bu şehir daha sonra Endülüs Emevi Devleti, yani arapların gelmesiyle farklı bir kimlik kazanır. Şehirde Müslüman – Hristiyan ve Musevi dinlerine ait bir çok nokta göreceksiniz. Bu karma bizi gerçekten çok etkilemişti.

Sevilla’nın gezilecek yerlerine gelecek olursak, her nokta bizi ayrı ayrı etkileyecek bundan emin olabilirsiniz.

İlk olarak gittiğimiz bölge Plaza de Espana yani İspanyol Meydanı. Şehrin en önemli yapılarından biri olan bu meydan aslında çok eski değil ama çok etkileyici bir yapı. Asıl olarak 1928 yılında expo fuarı için inşa edilir. Burada iki kule İspanya’yı birleştiren iki ünlü şahsiyet İzabel ve eşi 2. Fernando’yu temsil ediyor. Hatta yapının açısı tam olarak Güney Amerika’ya dönük olarak duruyor. Meydan’ın iç kısmına bakacak olursanız, İspanya’da bulunan tüm şehirler tek tek resimlerle ve hariyalarıyla tasvir edilmiş.

Hemen yukarıdaki resimde Şehir tasvirlerini görebilirsiniz.

Hemen İspanyol Meydanına yakın bir noktadan Guadalquivir Nehri kıyısından tekne turları mevcut. Nehir boyu bu tura katılmak isterseniz, yiyecek içecek dahil 20€ civarında bu turu gerçekleştirebilirsiniz. Benim tekne turları şahsen çok tercih ettiğim turlar değil, daha çok vakit kaybı olarak değerlendiriyorum, tercih sizin.

Nehrin kıyısından yolumuza devam edersek, Sevilla’nın en önemli yapılarından biri, hatta taksiye binerseniz inmek için tercih edeceğiniz en önemli noktalardan biri olan Torro Del Oro, yani altın kuleye rastlıyoruz. Şu anda cüzi bir ücretle içini gezebileceğiniz denizcilik müzesi olarak kullanılan bu yapı, eskilerde Cervantes’in de hapsedildiği bir kule. Altın kule denmesinin sebebi ise yapımında saman kullanılmasından dolayı, güneş vurdukça samanların altın gibi parlıyor olması.

torro del oro

Yolumuza Sevilla’yı Sevilla yapan en önemli unsurlardan biri olan ve mutlaka fazlaca vakit geçirmenizi önerdiğim bir mahalle olan Santa cruz yani Musevi mahallesine geliyoruz. Bu arada ilginç bir dipnot, Musevi mahallelerinin çoğunun ismi İspanya’da Santa Cruz Mahallesi olarak geçiyor.

Bu mahallenin hemen girişinde ünlü Kristof Kolomb anıtı mevcut.

Santa Cruz mahallesi oldukça dar ama bir okadar da sempatik sokaklara sahip. Eğer Cordoba yazımı okuduysanız, aslında bu dar sokakların yapılmasının sebebi, yazın oldukça sıcak olan bu bölgede güneşi mümkün olabildiğince yürüyüş yollarına sokmamaya, gölge alanlar yaratmaya yönelik.





İki kişi neredeyse yan yana yürürken bu sokaklarda karşıdan gelen bir kişi zar zor yoluna devam edebiliyor. Özellikle Besa(Öpücük) adındaki bir sokak diğerlerine bile oranla okadar dar ki, sevgililer bu balkonlardan birbirlerine olan aşklarını rahatlıkla ilan edebiliyor ve aşklarını yaşayabiliyorlardı.

Özellikle Santa Cruz Mahallesi’ndeki sokaklarda bolca yürüyüş yapmanızı, çeşitli heykellere ve çevresindeki yapılara göz gezdirmenizi tavsiye ediyorum. Hatta bu dar sokaklardan geçerken mutlaka Yahudi  evlerinin içlerine bakmanızı tavsiye ederim, Harika verandalara sahip bu evlerin bazıları da restoran olarak hizmet veriyor.

 

santa cruz

Sevilla Katedrali ve Giralda Kulesi

Bir sonraki durağımız ise Santa Maria Katedrali 1507 Yılı’nda inşa edilen bu katedral oldukça görkemli ve enterasan bir katedral. Dünyanın en büyük 4. Katedrali olarak geçiyor. Özellikle Amerika keşfedildikten sonra Kristof Kolomb’un Amerika’dan getirdiği hazineler ile İspanya kiliseleri altın çağlarını yaşamış ve bütün hazineler kiliselere hibe edilerek kiliseler zenginleştirilmiş. İspanya’nın ünlü kiliselerinde bu hazineleri hazine odalarında görebilirsiniz.

Gelin Katedral’in içini beraber inceleyelim

katedral

katedral kristof kolomb

İşte Karşınızda hemen yukarıda Kristof Kolomb’un Mezarı. Bu mezarın en önemli noktası ise, önde kendisine destek olan soylular başları dik ve mutlular, heme aşağıdaki resimde ise kendisine destek olmayanlar kafaları önde ve utanıyorlar…

kristof kolomb

katedral

katedral sevilla

katedral

katedral





Katedral’in içini gördükten sonra sıra geldi katedral bahçelerine

katedral bahçe

katedral

Biletinizi alırken mutlaka Giralda’yı kapsayacak şekilde biletinizi alın, zira Giralda Sevilla’nın en yüksek noktası ve Sevilla’ya kuş bakışı bakabileceğiniz muhteşem bir nokta. Tabiki yürümeyi ve merdiven çıkmayı seviyorsanız, biraz yorucu olacak çünkü

giralda

Giralda’dan şehir manzarası

Sevilla’nın önemli yapılarından biri ise Sevilla Alkazarı. Bu sarayı aslında Elhamra sarayının minyatürü olarak düşünebilirsiniz. Yapılar ve işlemeler hemen hemen aynı, ve bu Alcazar’ın ise yine Elhamra’da olduğu gibi oldukça etkileyici bahçeleri mevcut. Eğer Elhamra’ya girdiyseniz boşuna bu Alkazara’a 12€ vermemenizi tavsiye ediyorum zira oradan çok bir farkı bulunmuyor, paranız cebinizde kalsın.

alcazar sevilla

Sevilla’dan ne alınır? Diyorsanız Sevilla’da özellikle almanızı tavsiye edebilieceğim hediyelikler başlıca, şallar, Flamenko elbiseleri, özellikle yelpazeler. Bunları en ucuz şekilde Yahudi mahallesinde bulabilirsiniz.

Ve Endülüs’ün olmazsa olmazı Flamenko. Çeşitli sitelerden ve reklamlardan duyacağınız Flamenko gecelerine kesinlikle gitmemenizi tavsiye ediyorum. Zira size önereceğim mekan oldukça salaş fakat tam anlamıyla yerlilerin bulunduğu ve orijinal bir gösteri izleyebileceğiniz bir mekan. İçeride görüntü çekmek yasak olsa da ben sizler için ufak bir parça çekmeye çalıştım.

Mekandan ilk içeri girince içeriyi boş zannedebilirsiniz fakat asıl gösteri mekanın arka kısmına doğru ilerlediğinizde teras gibi bir bahçede yapılıyor. Tek kelimeyle azınız açık izleyeceksiniz bundan emin olabilirsiniz. Mekanın adı La Carbonería mutlaka ve mutlaka ziyaret edin.

flamenco

Sevilla’da tarihten sıkıldıysanız aslında çok entersan komple ahşaptan yapılmış olan değişik bir modern yapı bulunmakta. 11€ gibi bir ücret karşılığında bu yapının üstüne çıkabiliyorsunuz. Çıkmanızı tavsiye ederim gayet güzel bir Sevilla Manzarası karşılayacak sizleri. Bu yapının adı ise Metropol Parasol.

parasol

Bir diğer ilginç ve ünlü bölge ise Alameda de Hércules adlı Herkül meydanı, aynı zamanda İspanya ve Avrupa’nın en büyük meydanı, yapım yılı ise 1570ler…

herkul

Herkül Meydanı

Plaza de torros ise Sevilla’nın boğa güreşi stadyumu. Eğer daha önce boğa güreşi görmediyseniz mutlaka burada denemenizi tavsiye ediyorum. Kapısından girdiğinizde katalogları göreceksiniz, burda size uygun günü ve saati seçerek bu programı yaklaşık 20€ gibi bir ücret karşılığında izeleyebiliyorsunuz.

plaza oro

Boğa Güreşi Meydanı

Eğer çocuğunuz varsa Isla Magica adındaki ünlü Sevilla eğlence parkını mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Tabiki eğer vaktiniz varsa çünkü buraya girerseniz neredeyse yarım gününüzün burada geçeceğini size garanti edebilirim.

Son olarak Guadalquivir nehri boyunca bir çok köprü var bu köprüleri tek tek görmenizi, görmeden Türkiye’ye dönmemenizi tavsiye ediyorum.

Özetle Sevilla gerçekten olağanüstü bir şehir, çeşitli dinlerin, çeşitli ırkların biraraya gelip oluşturdukları bir şehir. Her kültürden bir parça Sevilla’da bulabileceksiniz. Gerçekten de söylenildiği gibi, Sevilla’yı görmeyen bir kişi İspanya’yı gezmiş sayılamaz…

Şimdiden iyi yolculuklar ve iyi gezmeler.

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir