Gezelim Bilelim

Prag Gezilecek Yerler Rehberi





11 Milyonluk bir nüfusa sahip Çek Cumhuriyetinin başkenti Prag, yaklaşık 1,3 milyonluk nüfusuyla Çek Cumhuriyeti nüfusunun %10’luk bir dilimini oluşturmaktadır. Birçok Avrupa Şehri’nde olduğu gibi Prag’da Moldau(Vltava) adındaki bir nehrin üstüne kurulmuştur. Prag Dünya’nın en güzel ve gotik şehirleri arasında yer almaktadır ki kendisine “Masalların Şehri” , “Avrupa’nın Kalbi” gibi isimler takılmıştır.

2. Dünya Savaşı’nda şans Prag’tan yanaymış ki gotik eserler ve tarihi evler ve barakalar hasar görmemiş ve UNESCO’nun listesine girmeyi başarmıştır.
Konaklama için fiyat uygunluğu bakımından şehir merkezindeki oteller yerine şehir merkezine toplu taşımayla rahat ulaşım sağlayabilecek nispeten uzak bir oteli tercih ettim. Her Avrupa şehrinde olduğu gibi burada da toplu taşıma oldukça gelişmiş olduğu için size de bu tarz bir seçim önerebilirim.

Prague 9 civarlarında bir pansiyona yerleştim, Prosecka metro durağına yaklaşık 5 dakikalık bir yürüme mesafesindeydi ve çok sık geçen metro sayesinde kolayca şehir merkezine inebiliyordum.

Ulaşım demişken, Prag’da A-B-C olmak üzere 3 değişik metro hattı mevcut. Bu geniş ağ sayesinde şehrin her bölgesine rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Otobüse gerek kalmadan metro ve tramvayla tüm ulaşımınızı rahatlıkla sağlayabilirsiniz. Ulaşımda şöyle bir ayrıntı var, tramvaylarda 90dk – 30 dk ve 1 günlük – 3 günlük olmak üzere çeşitli fiyatlarda değişen bilet seçenekleri mevcut. Kendi konaklama durumunuza göre bu seçenekleri de değerlendirebilirsiniz. Biletleri bir defa ilk binişinizde okuttuğunuz takdirde, geri kalan zamanda okutmanıza gerek kalmıyor, sadece yanınızda bulundurmanız yeterlidir.

prag metro

Metro Haritası

Bukadar ufak ayrıntıdan sonra Prag’ın gezilmeye değer ve gittiğinizde mutlaka ziyaret etmeniz gereken yapılarını ve bölgelerini size özetlemeye çalışacağım.

wenzel platz

National Museum

Yoğunlukla oteller, işyerleri , lokanta, sinema gibi yapıların bulunduğu Wenzel Meydanı görümeye değecek bir meydan tıpkı diğer Avrupa Şehirleri’nde olduğu gibi. Tipik bir müzeler şehri olan Prag’ın en önemli müzelerinden biri Milli Müze(National Museum). Müzenin bahçesinde Çek tarihinin en önemli büyüklerinden olan meydana adını veren Wenzel’in atlı heykeli ve ayrıca etrafında ülke tarihinin 4 önemli figürünün de yer aldığı heykel toplulukları yer alıyor.

national museum inside

National Museum İçi

Milli Müze’ye girdiğimizde binanın enfes yapısı ilk önce dikkatimizi çeken nokta oldu. Kısaca özetlemek gerekirse, zemin kat toplantı ve sergiler için tasarlanmış. 1. Kat taş devri ve tarih öncesi kalıntılarla bezenmiş ve burada çeşitli ülke madalyaları yer almakta. En ilginç kat ise ikinci kat, burada dondurulmuş hayvanlar yer alıyor sinekten sincapa kadar birçok hayvanın dondurulmuş halini burada görebilirsiniz.
Hediyelik eşya ihtiyacınızı bu bölgeden karşılayabilirsiniz, etraf mevsim ne olursa olsun insan kaynıyor ve fiyatlar genellikle uygun.

oldtown

Old Town





Wenzel’den sonra bir diğer görülmesi gereken meydan olan Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp Karl Köprüsü’nü de görüp yolumuza devam ediyoruz. Bu bölge eskiden Bohemia krallarının taç giyme merasimlerinde halkı selamlayarak geçtikleri bir yol olarak göze çarpıyor. Old town adı verilen bu bölgede çok ufak baraka tarzı dükkanlarda halk sanatkarlarının ürünleri satılıyor.
Yazımın başında da bahsettiğim 2. Dünya Savaşı’ndan zarar görmeden kurtulan gotik yapıların neredeyse tamamını old town bölgesinde görebilirsiniz. Old Town’da ev müzeler, kiliseler ve Prag’ın neredeyse sembolü olmuş saat kulesini (Astronomical Clock) görebilirsiniz. Hemen yanında ise Church Of Our Lady sizi ilginç mimarisiyle karşılıyor.

astronomical clock

Astronomical Clock

Bu astronomik duvar saatinde turistler her yarım saate Aziz Pol ile 11 havarinin kuklalarının çıkışını görmek için bekliyorlar. Saatin 15.yy’da Hanuş isimli milliyetçi bir usta tarafından yapılmış. Saatin çalışmasını üst tarafta ölümü ve hayata olan isteksizliği sembolize eden bir iskelet figürü elindeki ipi çekerek başlatıyor. İp çekildikten sonra pencere açılıyor ve çeşitli havariler boy gösteriyor, sonrasında ise bir horoz ötüyor ve saat gongu çalıyor. Çirkin iskeletin yanında kötülüğün simgesi Türk(Müslüman) giyimli bir kukla elinde müzik aletiyle durup başını sallıyor. Bu saattende geçmişten bu yana Avrupa ülkelerinin bizi ne kadar kötü bir şekilde düşündüklerini görebiliyoruz.

Neyse… Saatin sol tarafında üstte cimriliğin sembolü Yahudi tefeci silüeti bulunuyor. Onun yanında elinde ayna ile kendini beğenmişliği temsil eden bir kukla var. Saatin üst tarafındaki bu dört küçük kukla insanoğlunun istenmeyen bu özelliklerini simgeliyorlar. Saatin altındaki takvim sayfasının sağ ve solundaki dört kukla da insanda istenen özellikleri; bilim, adalet, astronomi ve eğitim olarak simgeliyor. Saatin yapımı tamamlandıktan sonra oldukça büyük bir beğeni kazanmış ve o devirde Hanuş oldukça ünlü bir şahıs olmuş. Yine orada anlatılan bir efsaneye göre devrin kralı, Usta Hanuş bu eseri başkalarına yapmasın diye gözlerine mil çektirmiş. O da buna dayanamamış ve bozma amacıyla kendini saatin yelkovanına asarak hayatına son vermiş. Uzun yıllar çalışmayan saat sonunda bir usta bulunarak tamir ettirilebilmiş ve yeniden çalışması sağlanmış.

astronomical clock tower

Astronomical Clock Şehir Manzarası

Astronomik saat kulesine 3€ karşılığında çıkabilirsiniz. Kuleye çıkınca göreceğiniz manzaraya değeceğini anlayacaksınız. Kuleye çıkmak için asansör de var, patika yol da. Yürümeyi de tercih edebilirsiniz, yorucu bir tırmanış değil, böylece doğal ortamdan kopmamış olursunuz.

karl bridge

Karl Köprüsü

14. Asırda yapımına başlanan ve toplamda 520m uzunluk 10m genişliğe sahip Karl Köprüsü şehrin en önemli sembollerinden biri. Bu köprünün etrafında hristiyanlık ve Çek tarihi ile ilgili ünlü kişilerin heykelleri ve önemli tarihi anlatan levhalarla tarihsel bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca köprünün Oldtown tarafına bakan kısmında 15.yy’dan kalma gotik kule ve Kleinseite tarafında da Kleinseitner Kuleleri görülmeye değer. Bu kulelere 5€ karşılığında çıkıp Prag’ın gotik manzarasını seyredebilirsiniz.
Bu bölgedeki bir başka önemli nokta ise Prag doğumlu ünlü yazarlardan Franz Kafka’nın evi ve kralların taç giydikleri Vitus Katedrali, görülmeye değer yapılardan.

veits cathedral

St. Viitus Katedrali

Eğer gemi gezintisini seviyorsanız Moldau nehri üzerinde ufak bir gemi turu size çok iyi gelecektir.
Prag’ın sinegogları ile ünlü yahudi mahallesi de hemen Karl Köprüsü’ne yakın kısımdaki Oldtown çevresinde. Burada yahudi mezarlığı ve sinegoglar bulunmakta. Prag çok eskilerden beri yahudi cemaatleri bulunmaktaydı fakat günümüzde yahudilerin sayısı oldukça azaldı.

Vysehrad

Devam ettiğimizde Nicholas kilisesi’ne ulaştık, bu kiliseye giriş ücretsiz, ibadet saati değilse içeriye girmenizi tavsiye ederim. Aynı zamanda yol üstünde Milli Kahraman ünlü Jan Hus adına yapılmış bir anıt da yer almakta. Jan Hus 1415 yılında katolik kilisesinin sert uygulamalarını proteste ettiği ve Çek dilinde ibadet edilmesi gerekliliğini savunduğu için kitaplarıyla birlikye yakılıp külleri nehire atılmış bir halk kahramanı.

jan hus

Jan Hus Anıtı

Tramvay ile kolayca ulaşabileceğiniz Petrin Parkı’da görülmeye değer noktalar arasında. Buradan finüküler ile tepeye çıkıp, manzarayı seyredebilirsiniz. Yine burada aynalı kilise ve biraz ilerde Strahov Manastırına rastlayacaksınız. Kilise ve tarihi yapı görmekten bıkmaz iseniz içlerine girmenizi tavsiye ederim.

petrin park

Petrin Park

Görülmesi gereken bir diğer önemli noktalardan biri de tabiki Prag Kalesi. Girişte askerler farklı bir serenatla nöbet değiştiriyorlar, izlemenizi önemle tavsiye ederim. Kaleyi gezdikten sonra yorulursanız etrafta çok güzel kafeler mevcut buralarda bir kahve içerek soluklanabilirsiniz, enerjiye ihtiyacınız olacak.
Metro ile de rahatlıkla ulaşabileceğiniz Vysehrad’da 900lü yıllardan beri yerleşim bulunmakta. Kale ilk etapta savunma amaçlı yapılmış fakat daha sonra çeşitli revizyonlar görerek inanılmaz kapılarıyla ün salmış. Kale surlarından efsanevi Prag manzarasını seyretmenizi tavsiye ederim.

Burada Aziz Peter ve Aziz Paul kiliseleri 11. YY’da inşa edilmiş neo gotik tarzda yenilenmeleri ise 1800’lü yıllarda bitmiş. Gerçekten görülmeye değer yapılar, içlerini gezmenizi öneriyorum. Hemen kiliselerin yanında da Çeklerin ünlü sanat ve kültür adamlarının mezarları bulunuyor. Hatta ünlü besteci Dvorak ve Smetana’nın mezarı da hemen burada yer alıyor. Oldukça büyük ve yeşil bir park, gerçekten peyzajı müthiş tasarlanmış. Gerçi yurtdışına gidip park gezmek ne kadar mantıklı diyebilirsiniz ama, bu park gerçekten görülmeye değer bir park.

prag kalesi

Prag Kalesi





Bir sonraki durğımız Prag Kalesi oldu. Burada milli resim galerisi de yer alıyor. 14.yy a damgasını burmuş önemli ressamların eserlerini görme fırsatını yakaladık. Hepimizin eminimki duyduğu El Greko, Tzian, adına diş macunu bile çıkmış Rembrandt gibi bir çok ünlü sanatçının ve özellikle de devasa bir eseri olan Rubens’in tablosu görülmeye değerdi. Kale’de gezmek istediğiniz bölümlere göre bilet satın alabiliyorsunuz. Her bölümün girişinde bilet kontrolü yapılıyor, kalenin avlusuna giriş ücretsiz. Çok detaylı gezmek isterseniz 1 gününüzü ayırmanız gerekir ki bence bir kale için bir gün oldukça fazla, yüzeysel olarak gezilmesi yeterli olacaktır. St. Vitus Katedrali kalenin surlarının içinde bulunmakta, mutlaka önünde resim çekilmelisiniz. Kalenin içinde hizmetçilerin, sanatçıların kaldığı evlerin bulunduğu bir sokak var bol bol fotoğraf çekebileceğiniz bir gölge. Buradaki eski evler hep ziyaretçilere açılmış ve gezilebilir durumda. Diğer bölümler çok fazla ilgimi çekmedi açıkçası verdiğim paraya üzüldüm diyebilirim. Yinede vaktiniz varsa denenebilir.

Prag kart alarak birçok müzeye ve gezilmesi gereken yerlere ücretsiz girebilir ve bazı mekanlara da indirimli girebilirsiniz.
Kale gezisinden sonra da faytonla nostaljik bir şehir turu yaptık. Adeta Büyükada’da olduğu gibi faytonla gezmek şehri farklı bir ruh haliyle tekrardan hissetmemizi sağladı.
Prag’da edindiğim izlenimleri kısaca size bu yazımda aktarmaya çalıştım, umarım ufakta olsa fikir verebilmişimdir. Son tavsiyelerimi de yazıp yazımı bitirmek istiyorum Moldau(Vltava) Nehri’nin kıyısında yer alan restoranlardan birinde mutlaka romantik bir akşam yemeği yemelsiniz.

vltava

Vltava Nehri

Bir de, mevsim tercihi olarak kesinlikle kış aylarını tercih etmemenizi öneririm, oldukça soğuk oluyor.
Yeme içme kısmına ayrı bir paragraf ayırıp yazımı sonlandırmak istiyorum.
Narodni(Milli Müze) yakınında Traditional Czech Restaurant adında son derece güzel ve nispeten uygun fiyatlı ve herkesin damak tadına uygun olabilecek bir restoran yer almakta, sürprizlere açık değilseniz burada güzel bir yemek yiyebilirsiniz. Eğer biraz daha uygun fastfood istiyorsanız, adım başı zaten Mc Donalds ve Starbucks yer alıyor. Sadece çorba satan yerler mevcut, sanırım havanın soğuk olmasının bunda etkisi büyük, buralarda da çorbanızı keyile yudumlaybilirsiniz.
Ayrıca Çekler’in siyah birası oldukça meşhur, marketlerden farklı biralar alıp deneyebilirsiniz, oldukça hafif bir bira, gitmişken denemeye değer.
Prag kesinlikle Avrupa’nın en güzel ve değişik şehirlerinden biri, mutlaka gezmenizi ve hayatınızda bir kere olsa görmenizi tavsiye ediyorum.

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir