Gezelim Bilelim

Kaş – Kalkan Gezilecek Yerler

Kaş yazıma başlarken şunu öncelikle söylemeliyim ki, bugüne kadar Kaş’a gitmemekle gerçekten çok şey kaybetmişim. Ne Türkiye’de ne de Avrupa’da bu kadar güzel bir deniz ve bu kadar güzel koylar ne gördüm ne duydum. Mavinin her tonu Kaş’ın koylarında sizi bekliyor. En güzel tarafı ise, yakınında hava limanı olmadığı ve ulaşım biraz zor olduğu için oldukça güzel korunmuş ve bakir kalmış. Keşke tüm tatil ve tarihi beldelerimiz bu şekilde korunabilse ama ne mümkün…

Hep söylerler ya, ölmeden önce görülmesi gereken yerler diye, işte Kaş bunlardan biri. Kaş ve çevresinin muhteşem bir tarihi zenginliği ve doğa harikası koyları var. Zaten Kaş’a yaklaştığınızda etrafınızı çeviren yemyeşil dağları gördükten sonra farklı bir yere geldiğinizi hissedeceksiniz.





Kaş’a mutlaka en az bir hafta ayırmanızı tavsiye ediyorum, şöyle ki; Kaş, Kalkan, Kekova, Patara ve Demre bu bölgede görülmesi gereken önemli noktalar. Bu noktaları ve bu noktalar çevresindeki antik kentler ve koyları görmek istiyorsanız en az 1 haftayı bu rotalara ayırmanız gerekiyor.

Şimdi gelelim ayrıntılara;

Kaş’a Nasıl Gidilir?

Uçak: Kaş’ta havalimanı olmadığı için en yakın havalimanı olan Dalaman’a uçabilirsiniz. Buradan kaş yaklaşık 148 km. Birinci tercih araç kiralayıp Kaş’a ulaşabilir veya toplu taşıma kullanırım derseniz; Havaş ile önce Fethiye’ye gidip buradan da Batı Antalya otobüslerine binip Kaş’a ulaşabilirsiniz. Bu yolculuk uçaktan indikten sonra en az 3.5 saat sürecek, eğer bunu göze alıyorsanız bu seçeneği değerlendirebilirsiniz.

Araç ile: Kaş’a gitmek için en uygun seçenek aracınızla gitmeniz çünkü okadar çok gezilecek yer var ki, dolmuşla veya toplu taşıma ile bu rotaları görmeniz neredeyse imkansız. Kaş’a hakkını vermek için mutlaka ve mutlaka kendi arabanız olması şart…

Kaş’ta Nerede Kalınır?

Kaş’ta kalmak için iki seçeneğiniz var. Birincisi Kaş Merkez, ikincisi ise merkeze 4km uzaklıktaki Çukurbağ Yarımadası.

Benim tercihim, daha sessiz sakin ve denize girilebilir olması sebebiyle Çukurbağ Yarımadası oldu. Burada size tavsiye edeceğim Mavilim Otel ise gerçekten bu güne kaldığım şüphesiz en güzel butik otel. Bu tip otellerde güzelliğin yanı sıra hizmet kalitesi de oldukça önemli. Muhteşem bir açık büfe kahvaltısı ve ilgili personeliyle, bir otelden isteyebileceğim herşey vardı Mavilim Otel’de. toplam 16 odası olan bu otelin tüm odaları deniz görüyor. Aslında yazıyla anlatmak biraz yetersiz kalıyor biraz da resimlerle devam edelim.

Yukarıda beach’i görüyorsunuz. Kum bir plaj yok, kayalıklardan merdiven ile denize giriyorsunuz.

Güzel bir de deniz barı mevcut, istediğiniz gibi yiyip içebilirsiniz.

Plaja inerken yaklaşık 3-4 dk yürüyorsunuz ama yürürken hiç sıkılmayacaksınız çünkü çok enteresan manzaralar ve anektodlar var…

Kahvaltınızı da aşağıdaki gibi eşsiz bir manzarada açık büfe olarak yapabiliyorsunuz.

Kaş Gezilecek Yerler, Nereleri Gezilir?

Çukurbağ yarımadasındaki otelimizden Kaş Merkez’e taksi 25TL gibi bir bedelle götürüyor. Eğer akşamları alkol alacaksanız MUTLAKA taksiyle gidin, çünkü yolda her gün çevirme oluyor.

Şunu baştan belirtmeliyim ki, Kaş Merkez’in tamamını gezmek yarım günden fazla almaz. Oldukça küçük bir belde fakat cafeler , restoranlar ve butikler okadar şirin ve konsept ki sürekli mağazalara girip çıkmaktan ve cafelerde birşeyler içmekten vaktin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Dilerseniz biraz Merkez sokaklarına göz atalım.

Gördüğünüz üzere evler ve doğa oldukça renkli. Sokaklarda gezerken büyükşehirde yaşıyor olmanın hüznünü daha bir içten yaşayacaksınız…

  

Kaş genelinde sokaklar oldukça renkli. Aynı şekilde mağazalar da rengarenk.

Kaşın Merkezi’nde en orta noktada bir kral mezarı yer alıyor. Milattan Önce 4. Yüzyıl’dan kalma olan bu kral mezarının üzerinde bir erkek , bir kadın bir asa figürü bulunmaktadır. arka tarafında ise bir kadın figürü daha var. En üstte ise 2 adet aslan figürü bulunmakta, bu sebeple Aslanlı Lahit olarak da adlandırılıyor.

Kaş ve çevresinde göreceğiniz tüm lahitlerin bir kısmının kırık olduğunu göreceksiniz. Sebebine gelince; Likyalılar’ın ölümsüz ruh inancından dolayı ölenler sevdikleri değerli eşyalarla gömülürlermiş ve dikkat ederseniz lahitlerin üst kısımları ters çevrilmiş birer sandal görünümünde. Ruhlar özgürlüğüne kavuştuktan sonra mezarlar ters dönüp sandala dönüşecek ve kişi sevdiği eşyalarıyla birlikte tanrısına deniz üzerinden bu sandalla ilerleyerek kavuşacaktır. Mezarlardaki kırık bölümlere gelince, her dönemde bulunan define avcıları da bu durumu öğreniyor ve tüm mezarları patlatarak içlerindeki ganimetleri alıp kaçıyorlar. Bu sebeple güzelim tarih malesef özellikle savaş dönemlerinde mahvolmuş oluyor.





Kaş’ın görülmeye değer noktalarından biri ise Limanı. Oldukça şirin ve güzel bir limanı var ve bu sosyal yaşam hemen hemen bu liman çevresinde hayat buluyor.

Birçok cafe ve restoran burada hizmet veriyor. Hatta ve hatta İstanbul’un ünlü kulübü AYI’nın da bir şubesi hemen Limandan yukarı doğru çıkarken göze çarpıyor fakat 2017 mayıs ayı itibariyle çok dolu olduğunu söyleyemem.

Kaş’ta bir çok antika mağazası gözünüze çarpacak, nedendir bilinmez ama gelen turistler de bu mağazalara oldukça fazla ilgi gösteriyorlar diyebilirim.

Kaş merkeze dediğim gibi yarım gün ayırıp tüm sokaklarını yürüyerek gezmenizi ve bol bol fotoğraf çekmenizi tavsiye ediyorum. Sonrasında artık bu bölgenin asıl en önemli özelliği olan koylarından ve muhteşem doğasından faydalanmanın zamanı geldi diyebiliriz.

Kaş’ta Nerelerde Denize Girilir?

Küçük Çakıl Plajı: Kaş Merkeze yürüme mesafesinde denize girmek için tek nokta Küçük Çakıl Plajı. Denizi oldukça güzel diğer Antalya koylarının çok daha üzerinde kalitede bir deniz suyu var. Burada önerimiz Derya Beach. Giriş ücretsiz olan bu plajda, yediğinizi ve içtiğinizi ödüyorsunuz. Derya Beach’in spesiyali pizzası mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum. Şahsen Liman’a yakın olması sebebiyle pek tercih etmeyeceğim bir plaj olan Küçük Çakıl Plajını arabanız yok ise bir alternatif olarak değerlendirebilirsiniz.

Büyük Çakıl Plajı: Büyük Çakıl Plajı merkeze yaklaşık 1.5 km uzaklıkta olan bu plajda şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz ve hemen arkanızda yer alan cafe ve restoranlardan karnınızı doyurabiliyorsunuz. Denizi dağdan gelen kaynak sularının denize karıştığından dolayı diğer noktalara göre biraz daha soğuk ve hemen derinleşiyor. İlla şehir merkezine yakın olsun derseniz bu plajı tercih edebilirsiniz, ama asıl plajlara şimdi geliyoruz bekleyin…

Kaputaş Plajı: Kaş’a yaklaşık 20km mesafede olan bu plaj benim bu güne kadar gördüğüm en güzel plaj. Gerek manzarası, gerek kumunun rengi, gerek denizinin temizliği ile gerçekten olağanüstü bir plaj ve Türkiye’den bu listeye giren diğer 5 plaj ile birlikte dünyanın en güzel 15 plajından biri olarak gösteriliyor. Kaş – Fethiye yolu üzerinde bir kanyonun denizle buluştuğu yerde bulunan bu plaja yoldan 187 basamak aşağı inerek ulaşıyorsunuz.

Denize bakan kısmın hemen arkasındaki kanyon

Ayrıca burada belediye tarafından işletilen bir işletme var, güzel gözleme ve hamburger yapıyorlar. Soyunma kabinleri ve duşları da mevcut. İster şezlong kiralayabilir ister havlunuzu yere serip kumlara uzanabilirsiniz.

Buradaki en önemli uyarılardan biri ise, özellikle sezonda erkenden gitmenizi öneririm, park yeri olmadığı için, yukarı tarafta kenarlara arabanızı bırakıyorsunuz ve genelde yer bulmak çok zor oluyor. Ayrıca bir tüyo daha; dağ tarafına aracınızı kesinlikle koymayın, yukarıdan taş düşebilme ihtimali çok fazla.

Patara Plajı: Bu plaja girebilmek kişi başı 7.5TL gibi bir bedel ödemeniz gerekiyor. Hemen bilet alınan kapıdan girdikten sonra bir de Patara Antik Kenti karşınıza çıkıyor plaja gelmeden önce. Eğer ben antik kenti de gezmek istiyorum diyorsanız fiyat 15TL. Patara plajı da dünyanın en iyi 15 Plajından biri olarak biliniyor.

Antik kente bir göz attıktan sonra plaja doğru yola koyuluyoruz. Plaj gerçekten bize Arabistan çöllerini hatırlattı, ince ve sarı kumu ve oldukça uzun yapısıyla uçsuz bucaksız bir plaj bizi karşıladı. Burada da mevcut işletmelerden şezlong ve şemsiye kiralayabilir veya kendi havlunuzu yere sererek keyfinize bakabilirsiniz.

 

Türklerin makus kaderlerinden biri de kuma gömülmektir. Bunu da yaptık…

Patara Plajı sadece sizin değil caretta caretta kaplumbağalarının da uğrak noktası. Üreme dönemlerinde yumurtalarını buraya bırakıyorlar, eğer denk gelirseniz lütfen onlara nazik olun. Ayrıca denizde yüzerken de yanınıza gelip ufak dokunuşlar yapabilirler.

Denizine gelecek olursak sürekli dalgalı olan Patara, hemen derinleşmiyor, bu sebeple çocuklu aileler için oldukça ideal.

Limanağzı: Beni en çok etkileyen plajların başında gelen plajlar Limanağzı bölgesinde karşıma çıktı. Limanağzı bölgesine araçla gidilemiyor, bu sebeple kendini çok iyi korumuş. Kaş Merkez’den 20TL gidiş dönüş bedeliyle teknelerle gidebilirsiniz.

Limanağzı’nın konsepti şu şekil, birkaç tane koy ve bu koylarda özel plajlar bulunmakta.Tekneler bu plajlara tek tek uğrayıp gidecekleri götürüyor, dönecekleri alıyorlar.

Yukarıda gördüğünüz üzere plajlar koylara dağalmış vaziyette. Burada tercih etmeniz gereken 2 plaj var. Bunlar Bilal’in Yeri ve Nuri’s Beach iki plajı da eğer vaktiniz varsa ziyaret edebilirsiniz. Her iki plajda da şezlong ve şemsiye ücretsiz, yediğinizi ödüyorsunuz. Kuşkusuz buranın en güzel plaja sahip bölgesi Bilal’in Yeri’nin olduğu yer, deniz adeta akvaryum gibi pırıl pırıl. Plaj da aynı şekilde doğaya hiç zarar verilmeden kayaların üstüne konuşlanmış.

Bilal’in Yeri’nde aynı zamanda Hıdırellez Mağarası adında bir mağaraya yürüyerek ulaşım mevcut. Vaktimiz ve ayakkabımız olmadığı için biz gidemedik ama gitmek isterseniz enteresan bir rota olabilir.

Nuri’s Beach ise Sebeda Antik Bölgesi’nin hemen yanıbaşında, ayakkabınız var ise kaya mezarlara çıkabilirsiniz. Ücretsiz kano mevcut bu plajda, kanolara binip denizden de kaya mezarlarının olduğu mağaralara doğru gidebilirsiniz.

*

Biz kano ile gittik, fakat fotoğraf makinamızı yanımıza alamadığımız için buraları resimleyemedik. Macerayı seviyorsanız mutlaka denemelisiniz.

Kaş’tan Tekne Turu?

Kaş ve çevresindeki diğer görülmesi gereken koylar için tekne turuna katılmak istiyorsanız bir dakika bekleyin lütfen. Asıl görülecek koylar bu bölgede değil, Kekova tarafında. Tekne turları size iki seçenek sunuyor, ya sizi sabah otelinizden alıp otobüslerle Kekova’ya götürüyorlar ve buradan tekneye bindiriyorlar (Kişibaşı ücret 90TL) ya da Kaş’tan tekneye binip 2.5 Saatlik bir yolculukla Kekova’ya gidip oradan da görüşmesi gereken koyları gezdiriyorlar.(100TL)

Öncelikle eğer arabanız var ise bu iki seçeneği de tercih etmemenizi öneriyorum. Zira kendiniz arabanızla Kekova’ya giderseniz, buradan çok daha ucuza tekne turları yapabilirsiniz. Ayrıca eğer maddi durumunuz müsaitse, Kekova’dan 220 TL gibi bir bedelle sadece sizin olduğunuz bir tur ile, asıl görülmesi gereken “Batık Şehir”, “Tershane”, “Kaleköy” gibi rotaları, yanınızda tanımadığınız kimse olmadan gezebilirsiniz. Bu tur için de size tekne tavsiyem Kürşad’ın Teknesi oldukça tatlı ve iyi bir insan. Her türlü ihtiyacınıza cevap veren bir teknesi mevcut.

Toplu turlar çok kalabalık oluyor ve bütün gününüzü yiyor, batık şehirleri bile doğru düzgün göremiyorsunuz kalabalıktan.

Kekova Tekne Turu

Kekova oldukça küçük bir belde, tamamını gezmeniz yarım saatinizi bile almaz diyebilirim

Kekova Merkez

Limandan kalktıktan sonra, aşağıdaki güzergahlar genellikle teknelerin götürdüğü güzergahlar, bu güzergahlardan en can alıcı olanları yukarıda da belirttiğim gibi, “Batık Şehir”, “Tershane” ve “Kaleköy”

Batık Şehir:

Tershane: Batık şehirin devamı olan tershane’de bir miktar kalıntı yeryüzünde kalmış. Fakat bir zeytin ağacının köklerinin çatlatmasından dolayı ayakta kalan kemer de malesef yıkılmış korunamamış. Bu güzergahta denize girilebilecek en güzel noktalardan biri. Denizi buz gibi ve pırıl pırıl. Burada karaya çıkıp, sanki tarih öncesine bir yolculuk yapmışsınız gibi hissedebilirsiniz.

Antik Tersane

Batık Şehir: Tarihi M.Ö 4.YY’lara kadar dayanan batık şehirde Likyalılardan tutun Bizanslılara kadar bir çok medeniyet yaşamış fakat deprem ve erozyonların etkisiyle şehirler karadan denize doğru kaymış ve denizin altında kalmış. Buralarda sizin göreceğiniz kısımlar evlerin temelleri, suya inen merdivenler ve antik bir liman.

Malesef bu güzel bölgede denize girmek veya duraklamak yasak, sahil güvenlik hemen gelip müdahale edebiliyor.

Resimlerde evlerin duvarlarında gördüğünüz kare kare delikler, kirişlerin birbirine geçip çatıyı tutması için yapılmış.

Yukarıda da batık limandan bir parça görüyorsunuz.

Kaleköy (Simena): Tekne turunun en ilgi çeken noktalarından biri Kaleköy.

Tepesinde Cenevizliler, Likyalılar ve Selçuklular tarafından kullanılan oldukça iyi korunmuş bir kale yer alıyor. Bu kaleye giriş müzekarta ücretsiz, kartınız yoksa 10TL. Mutlaka vaktiniz varsa bu kaleye çıkmanızı öneririm muhteşem bir Kekova manzarası sizi karşılayacak.

Kaleye çıktığınızda hemen solunuzda dünyanın en küçük anfi tiyatrosu yer alıyor (500 kişilik)

Daha sonra yukarılara çıktığınızda manzaranın muhteşemliği karşısında diliniz tutulacak.

Kaleden arka tarafa baktığınızda bir tepenin üstünde yine kral mezarları göreceksiniz. Vaktiniz varsa bunların da yanına gidip resim çekilebilirsiniz.

Kaleye inerken veya çıkarken hiç korkmayın çünkü köyden bütün yollar kaleye çıkıyor, kaybolma gibi bir şansınız yok.

Kaleyi gezmeyi bitirdikten sonra aşağı inince, dünyada eşi benzeri olmayan, suyun içinde bulunan tek lahiti göreceksiniz.

Bu lahit ve çevresi bel hizzasını geçmiyor, çok enteresan doğal oluşumlar ve kuyular mevcut. Vaktiniz varsa beli geçmeyen bu sularda çevreyi keşfedebilirsiniz.

Kaleköy de yüzülebilecek bir nokta, buranın denizi de oldukça berrak ve yüzmeye değer bir nokta.

Bu arada unutmadan söylemeliyim, Kaleköy’de ANKH Cafe’de 1987’den beri yapılan ev yapımı gerçek meyveli dondurmayı yemeden asla buradan ayrılmayın.

Kekova turumuzu bitirdikten sonra Kaş’a geri dönüyoruz.

Şimdi sizlere Kaş’ta mekan önerilerime geldi sıra;

Kaş’ta Nerede ne Yenir?

Bi Lokma

Kaş diğer turistik bölgelerin aksine turist kazıklamacası yapmak yerine, orta üstü fiyatlara çok kaliteli hizmet sunmayı gaye edinmiş. Kaş’ta hiçbir yerde ne kötü birşey yedim ne de içtim diyebilirim.

Kaş’ta hem öğle hem akşam yemeği yiyebileceğiniz mükemmel bir restoran önerim var, “Bi Lokma” Özellikle mezeleri ve ev yemekleri ile ünlü olan bu restoranda birçok çeşit ev yapımı meze sizleri bekliyor. Aynı zamanda manzarası da mükemmel. Sezonda rezervasyon yaptırmanız gerekebilir, her daim dolu oluyor.

Yeminizi tavsiye ettiğim özel spesiyalleri, sigara böreği, karides güveç, yaprak sarma. Bu üçlüyü mutlaka denemelisiniz. Şahsen akdeniz balığını pek tercih etmediğim için akdeniz sahil beldelerinde balık çok tercih etmiyorum, balıkların da taze olduğunu söylemişlerdi, seçim size kalmış. 4 kişi ortalama fiyat bir kadeh içki ile 200 TL

Gelos Restoran

Bu restoran Liman bölgesinde bir terasta yer alıyor, oldukça güzel bir manzarası var, meze çeşitliliği çok fazla değil fakat ana yemeklerinde çok farklı tarzda seçenekler mevcut. Örneğin hardallı levrek, beğendili ızgara ahtapot ve karides şiş gerçekten muhteşem lezzetler.4 kişi ortalama fiyat bir kadeh içki ile 280 TL

Ruhi Meyhane

Özellikle sezonda oldukça tercih edilen bir nokta, bu sebeple en az iki gün önceden mutlaka rezervasyon yapmanızı öneriyorum. Oldukça güzel bir Ege meyhanesi tarzında dekore edilmiş ve oldukça fazla çeşitli mezesi mevcut. Burada da kendi spesiyali olan mezelerden keyifle tadabilirsiniz.4 kişi ortalama fiyat bir kadeh içki ile 250 TL

Tzatzki ve Bahçe Balık yukarıdaki seçeneklerle birlikte tercih edilebilecek noktalar, biz gitmedik ama giden arkadaşlarımızdan bildiğimiz kadarıyla özellikle Bahçe Balık tercih edilebilecek güzel bir meyhane.

Uzakdoğu Dondurmacısı

Kaş’ı sevme sebeplerimden biri de bu dondurmacı. Günde en az 2 defa yediğim bu dondurma resmen bağamlılık yaptı diyebilirim. Konsept şu; aynen waffle yaptırır gibi, kendi istediğiniz taze meyveleri seçiyorsunuz yanına bir reçel veya sos seçme hakkınız var. Bunların hespini eziyor kesiyor ve karıştırıyorlar. Zeminden gelen soğuk hava ile karıştırılırken aynı zamanda bu meyveler donuyor ve dondurmaya dönüşüyor. Bu güzelliğin fiyatı 1 porsiyonu 12 TL.

Sizi yapılış videosuyla baş başa bırakıyorum. Hipnotize olmuşcasına izliyorsunuz karşısına geçip

Kaş Gece Hayatı?

Kaş’ın gece hayatı gerçekten oldukça canlı. Özellikle bazı mekanlar var ki hiç boş kalmıyor.

No:11

Tartışmasız Kaş’ın en güzel gece kulübü. İç kısmı, bahçe kısmı ve sokak kısmı olarak 3 e ayrılıyor. Bahçe kısmı için gündüzden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Gece saat 11:30’dan sonra başlıyor hareket. Genellikle 90’lar ve 45’likler çalıınıyor. Muhteşem kokteylleri var, ortalama kokteyl fiyatı 30-35 TL. İç kısım disco konseptli, insanlar ortada dans ediyorlar, bahçe kısmı biraz daha pre-club tarzı, sokak kısmı ise müzikten çok faydalanamadığı için biraz sönük diyebilirim. Tercih size kalmış.

Burada mutlaka tatmanız gereken kokteyl “Tipi Tip” damla sakızı ve çilek püresi ile yapılan bu kokteyl gerçekten bugüne kadar içtiğim en güzel kokteyllerden biri.

Shot Bar

Zaten sokaklarda gezerken mutlaka önünden geçeceğiniz küçük bir pencerede sunulan muhteşem shotlar gezinize büyük renk katacak. Özellikle “Jager Bomb” ve “Jack Honey” yolda giderken size iyi birer arkadaş olabilirler. Shot fiyatı 13 TL

Mavi Bar

Kaş’ın Liman tarafında bulunan bu bar alternatif müzikleri ve sokağa atılmış masa sandalyeleri ile, Kaş’ın en önde gelen mekanlarından biri, Kokteyl fiyatları 30-35TL. Akşamları her daim kalabalık oluyor. Mutlaka denemelisiniz.

Jimmy Joker

Hemen No:11’in yanında bulunan biraz daha Alanya discoları havasında orta sınıfa ve gençlere hitap eden bir disco-bar karışımı mekan. Fiyatlar No:11’e göre daha uygun fakat genel olarak oldukça eğlenceli.

AYI

Konsept partiler ve özel geceler olabiliyor, biz gittiğimizde genel olarak boştu ve gece geç saatlere kadar kalmıyordu. Diğer mekanlara göre konumu çok güzel ve mekan büyük. Sanırım bukadar büyük bir mekan Kaş için biraz fazla kalmış, insanlar daha şirin yerleri tercih ediyorlar. 2017 yazında da yeterli ilgiyi görmezse kapanır diye düşünüyorum.

Kaş ve Çevresindeki Antik Kentler

Eğer yeterli vaktiniz varsa mutlaka bir müzekart edinip Kaş ve çevresindeki antik kentik kentleri ziyaret etmelisiniz.Özellikle Xanthos Antik Kenti Unesco tarafından da korunma altına alınmış yegane antik kentlerden biridir.

Xanthos Antik Kenti

Letoon Antik Kenti

Antiphellos Antik Kenti

Isinda Antik Kenti

Patara Antik Kenti

Gecesiyle, gündüzüyle, deniziyle doğasıyla, Kaş gerçekten beni son zamanlarda Türkiye’mizde etkileyen en güzel turistik nokta diyebilirim. Emin olun bende bağamlılık yaptığı gibi sizde de bağamlılık yapacaktır. Yazımın başında tavsiye ettiğim gibi, mutlaka buraya en az 1 hafta vermenizi tavsiye ediyorum.

Size şimdiden bu yolculuğunuzda iyi eğlenceler ve iyi dinlenmeler diliyorum..

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir