Gezelim Bilelim

Eze Village Gezilecek Yerler Rehberi

Cote d’Azur Turu’na çıktıysanız Eze Village mutlaka görmeniz gereken yerlerden bir tanesi. Özellikle doğa ve tarihin bir araya geldiği noktaları seviyorsanız Eze tam size göre.

Tam bir ortaçağ köyü olan Eze’ye ulaşım aslında çok kolay. Biz Nice’den Eze’ye gittiğimiz için Nice’den yol tarifi yapacağız. Fakat Nice dışında bir yerden geliyorsanız, Eze Sur Mer durağına kadar Trenle gelerek aşağıda anlattığım yolu izleyerek köye ulaşabilirsiniz…

Nice’den Eze’ye nasıl gidilir?

Öncelikle dikkat etmeniz gereken konu şu ki; Eze’ye iki şekilde gidebilirsiniz. Birincisi Tren ikincisi Otobüs. Fakat Tren seçeneğini seçtiğiniz zaman Eze Mer durağında iniyorsunuz yani sahil şeridindeki tren garında iniyorsunuz. Bildiğiniz üzere Eze bir dağ kasabası ve eğer orada inerseniz Nietzche Yolu denilen çok zor bir patika yolu yaklaşık 2 saat yürüyerek Eze Village merkezine ulaşabilirsiniz.





Bu sebeple Nice’den Eze’ye mutlaka otobüsle gitmenizi tavsiye ediyorum.

82 No’lu Lignes d’azur  Otobüsleri direkt olarak kasabanın girişinde bırakıyor.

82 No’lu otobüslere Nice merkeze yakın binebileceğiniz durakları aşağıda belirttim, eski şehir merkezine en yakın olan durak BOYER durağı, buradan bineceğiniz otobüsle yaklaşık yarım saatte Eze’ye ulaşabilirsiniz.

Lignes d’Azur’un biletlerini otobüs veya tramvay duraklarındaki kiosklardan alabilirsiniz. Bu biletler hem Tramvayda hem de otobüslerde geçerli ve fiyatı 1.5€

İneceğiniz durak Eze Village

Eze’de ne yapılır? Nereleri Gezilir?

Eze gerçekten bu bölgede görülmeye değer noktalardan bir tanesi. Eğer otobüs ile geldiyseniz otobüs durağında indikten sonra kafanızı yukarı kaldırdığınızda sağ tarafınızda bir dağ göreceksiniz. İşte Eze’nin old town yani eski şehir bölgesi tam olarak orada. Şimdi kendinizi biraz yokuş çıkmaya hazırlamanız gerekiyor.

Yokuşun hemen başlangıcında sağ tarafta Tourist Information yer alıyor, burada ücretsiz olarak Eze Turist Haritası’nı temin edebilirsiniz. Aslında Eze için haritaya çok da gerek yok oldukça küçük bir yer. Haritayı da aşağıdaki resimden çıktı alabilirsiniz.

Yukarıya doğru tırmanmaya başladığınızda gerçekten kendinizi bir ortaçağ köyüne ait hissedeceksiniz, hemen sol tarafınızda Eze’nin girişinde aynı zamanda otel olarak da kullanılan müthiş bir malikane ve bahçesi yer alıyor. Chateau de la Chèvre D’Or adındaki bu malikanede 2 gece geçirseniz herhalde birdaha başka otel beğenmezsiniz.

Eğer bu bahçede oturup çayınızı yudumlamak ve tarihle doğanın birleştiği bir noktada keyif yapmak istiyorsanız gecelik 1.000TL gibi bir ücreti gözden çıkarmanız gerekiyor.

Hemen otel girişinin yan tarafında Nietzche Yolu’na giden patikanın başlangıcı yer alıyor. Bu kısma yazının sonunda geleceğiz.

Eze yollarından tepeye doğru tırmanırken okadar güzel sokaklar bizi karşılıyorki, gerçekten buradan hiç gidesimiz gelmiyor.

Eze’de nokta atış verilebilecek görülmesi gereken yerler yok, çünkü Eze’nin tüm noktaları başlı başına görülmesi gereken bir baş yapıt, tüm sokaklar adeta bir açık hava müzesi gibi.

sokak resimler

Avrupa’nın hemen her yerinde olduğu gibi Eze’nin de en orta yerinde “Eglise Notre Dame de l’Assomption” adında ufak bir kilise yer alıyor. Eze’nin yerel nüfusu yaklaşık 3.000 kişi olduğundan dolayı bu kilise fazlasıyla eski bölgedeki yaşayanlara yetiyor.

Kilise resimleri

Sokakta yürüyüşümüze devam edereken gözünüzde Eze’nin canlanması açısından birkaç resim şuraya bırakmak isterim.

Fotoğrafların üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz. Size Eze’nin güzelliğinin bir nebzesini bile anlatamayacak olsa da, en azında bir fikir verecektir.

Yukarılara çıktıkça, topluluğun harıl harıl bir yere doğru yöneldiğini göreceksiniz. İşte o yöneldikleri yer, Jardin botanique d’Èze. Yani Eze’nin en tepesinde yer alan Botanik Bahçesi.

Giriş bedeli 6€ olan bu bahçe gerçekten çok güzel, her türlü kaktüsü ve tropikal bitkiyi görebilir ve enfes Eze manzarasını resimleyebilirsiniz. Ama gelin görün ki, bizim de düştüğümüz bir para tuzağından öteye gitmeyecek Botanik Bahçe. Çünkü buradan çekilen manzaranın aynısını ve hatta daha farklı açılarını, Nietzche yolu’nun başlangıcından ve ileri safhalarından da çekebilirsiniz. Zaten Cote d’Azur’un hemen her yerinde de bu kaktüslere rastlamanız mümkün. Başta da dediğim gibi bir turist tuzağı, güzel mi? Evet güzel ama gereksiz…

En tepeye ulaştığımıza göre artık farklı bir yoldan geri dönüşümüze başlamamız gerkiyor. Farklı bir güzergahtan yukarıda bahsettiğimiz Nietzche Yolu’na ulaşmak üzere yola koyuluyoruz.

Eze’nin girişinde ufak bir pencereden hemen yukarıda göreceğiniz pencere bizi karşıladı. Gerçekten kameralarımıza muhteşem bir fotoğraf armağan ettiğini söyleyebiliriz.

Artık yavaş yavaş Eze’nin sonuna geliyor ve Nietzche Yolu’na ulaşıyoruz. Nietzche Yolu’nun hemen başlangıcında muhteşem bir manzara bizi karşılıyor,

Nietzche Manzarasını da sizlere takdim ettiğmize göre, artık Nietzche Yolu ile ilgili ufak bilgiler vermenin zamanı geldi.

 

Nietzsche Yolu’nun başlangıcında ufak bir metin var, burda onu da bilgilerinize sunarak, yolumuza başlıyoruz.





Yolumuzda bize gerçekten muhteşem bir manzara ve alabildiğine yeşillik eşlik ediyor. Bu yolu ne kadar anlatsak da az. 7’den 70’e her yaştan insan bu yoldan iniyor ve çıkıyordu, yazın biraz zorlu olacağını unutmamanız gerekiyor. Ama gerçekten unutulmaz bir anı olarak hafızalarımıza kazındı.

Yaklaşık bir buçuk saat süren yolculuktan sonra deniz seviyesine iniyor ve Monaco’ya gitmek üzere trene biniyoruz.

Unutmadan, soranlar mutlaka olacaktır, hemen siz sormadan ben söyleyeyim,

Eze’de nerede ne yenir? Ne içilir?

Eğer Eze’ye geldim, parama kıyarım en güzel yerde yerim diyorsanız, iki tane alternatif sunacağım size;

La Chevre D’or: 2 Michelin Yıldızlı bu restoranda Fransız kültürüne ait nefis et yemeklerini tadabilirsiniz.

Chateau Eze: Eski bir ortaçağ şatosunun parçası olan bu mekan sizi fazlasıyla tatmin edecektir.

Eğer derseniz ki, Eze’ye bukadar paraya değmez, bukadar para vereceksem gider Nice’de, Monaco’da yerim, buyrun size atıştırmalık mekan adları.

Le Cafe Qui Roule: Aslında restoran bile denilemeyecek, bir triportör’ün arkasında kurulu ayaküstü atıştırmalık mekanı. Çok şirin ve uygun fiyatlı, frozen veya kahvenizi uygun fiyata içebilir yanına da birkaç atıştırmalık alabilirsiniz. 4-6€ arasında karnınızı doyurup kahvenizi içebilirsiniz.

Chez Clairette: Bu restoran aslında bir çay bahçesini andırıyor, plastik sandalye ve masalarda lezzetli yemekleri 8-12€ arasında bedellere tadıp yolunuza devam edebilirsiniz.

Illia Pasta: Tipik bir butik İtalyan Restoranı olan illia’da, envai çeşit makarna çeşidinden istediğinizi yiyebilirsiniz, ödeyeceğiniz tutar 10€‘yu geçmeyecektir.

Umarım yazımız sizlere yardımcı olur, herhangi bir sorunuz olursa, bizle iletişime geçebilirsiniz. Şimdiden iyi tatiller…

Bu Yazıyı Paylaş: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir